Gündem, Tören

AİBÜ’nün Konuğu Moğolistanlı Öğrencilere Yunus Emre Enstitüsü’nden Sertifika…

Yunus Emre Enstitüsü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) iş birliğiyle 14-30 Ocak 2017 tarihleri arasında AİBÜ TÖMER’de düzenlenen Türkçe eğitim programına katılan Moğolistan Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü öğrencilerine, Ankara Yunus Emre Enstitüsü’nde gerçekleştirilen törenle sertifikaları verildi.

Öğrencilere sertifikalarını Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş ile AİBÜ Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun takdim etti. Törene, Yunus Emre Enstitüsü Türkoloji Müdürü Tayfun Kalkan ve TÖMER Müdürü Doç. Dr. Halit Karatay ile enstitü yetkili ve çalışanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Sertifika töreninde bir konuşma yapan Prof. Dr. Şeref Ateş, Türklerin tarih boyunca Avrupa, Asya ve Afrika’yı birbirine bağlayan bir köprü görevi üstlendiklerini ifade ederek, “Yurt dışındaki Yunus Emre Enstitülerinin sayısı 50’ye ulaştı. Enstitülerimizde sadece kendi kültürlerimizi yansıtmıyoruz. Enstitümüzün bulunduğu ülkenin kültürü ve insanıyla, tanışıklığı ve dostluğu artırmaya çalışıyoruz. Böylelikle insani olarak bütün dünyaya evrensel ve kültürel değerleri taşıma görevini yerine getiriyoruz.” dedi.

Özellikle 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’nin kendi değerlerine ve insanına güvenini daha fazla yenileyerek, aynı dili konuşma anlamında kurumlar arası büyük bir hassasiyet gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Ateş, özetle “Yunus Emre Enstitüsü’nün TİKA ve AİBÜ iş birliğiyle düzenlediği Kış Okulu Programından ilk istifade edenler, Türkçe öğrenme sevdası olan siz Moğolistanlı gençler oldunuz.  Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ndeki bu yoğunlaştırılmış eğitimden sonra sertifika almaya hak kazandınız. Vatanınıza gittiğinizde izlenimlerinizi aktarmanızı ve Türkiye ile irtibatınızın daim olmasını temenni ediyorum. Yunus Emre Enstitüsü ile de irtibatınızın sürmesini arzu ediyorum.” diye konuştu.

“15 Temmuz’dan Sonra Bunu Çok İyi Anladık”

AİBÜ Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun ise, Yunus Emre Enstitüsü ve TİKA’ya teşekkür ederek, “Türk dilini, edebiyatını, tarihini, kültürünü, sanatını dostlarımıza tanıtmak amacıyla kurulmuş olan Yunus Emre Vakfı’nın bir devlet kurumu, bir devlet vakfı olarak kurulmasının ne kadar isabetli bir karar olduğu bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Çok muhteşem bir hizmet yürütülmekte. Vakfın kurulmasına karar veren, katkı sağlayan devlet büyüklerimizi de şükranla anıyorum. Türk tarihinin ve kültürünün devlet eliyle tanıtılması büyük önem taşıyor. 15 Temmuz’dan sonra bunu çok daha iyi anladık. Böylelikle de Türk dilini, kültürünü, tarihini ve sanatını istismar edenlerin de önüne geçilmiş oldu. Yunus Emre Vakfı’nın bu faaliyetlerinin daha da artmasını diliyorum. 2023 hedeflerinde çok daha büyük işlere imza atacaklarına da inanıyorum. Üniversiteler olarak bizler de yanınızdayız. Bu gibi faaliyetlerinize destek vermek elbette bizim de görevimiz. Paydaşınız olarak elimizden gelen katkıyı sunmaya da hazırız. Çok uzaklardan, Moğolistan’dan bizi görmeye, bizi tanımaya gelen gençlerimize sertifikaların da hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından öğrencilere sertifikaları takdim edildi.

ver