Kıymetli annelerimize Mengen’de Gıda Akademisi eğitimi

    Üniversitemiz Kadın Aile ve Toplum Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (KATUM) bünyesinde düzenlenen 8. Anneler Üniversitede Okulu’nun 4’üncü gününde annelerimize, Mengen’deki İzzet Baysal Aşçılık ve Gastronomi Kampüsü’müzde “Gıda Akademisi” başlığı altında iki uygulamalı eğitim verildi.

    Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi ve Mengen Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Osman Çavuş, kıymetli annelerimize Mutfaklarda Sıfır Atık Farkındalığı eğitimi verdi; ardından kampüsün mutfağında dünya mutfaklarından bir yemek hazırlanıp eğlenceli bir uygulamalı eğitim yapıldı. Etkinliklere; Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyit Köse, akademik ve idari yönetici ve personel ile öğrenciler de katıldı.

    İzzet Baysal Aşçılık ve Gastronomi Kampüsü’nün dünyanın en iyi gastronomi okullarından biri olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çavuş, eğitim kampüsünü Üniversitemize kazandıran devletimize ve İzzet Baysal Vakfı’na teşekkür etti ve “Hedefimiz, kampüsümüzü bir Türk mutfağı ve gastronomi merkezi yapmak.” dedi.

    Afetlerde kullanılacak küçük paketli besin değeri yüksek ürünler üretilecek  

    Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Alişarlı’nın desteğiyle hazırladıkları proje kapsamında, gönüllü öğrencilerimize Bahar döneminde Afetlerde Mutfak Yönetimi dersi verileceğini belirten Doç. Dr. Çavuş, “Öğrencilerimiz öncelikle ilk yardım ve arama kurtarma eğitimi alacak. Ders kapsamında ayrıca, afet bölgesine yetecek ve israf olmayacak, küçük paketlerde ve besin değeri yükseltilmiş çorba ve yemek hazırlamayı öğrenecek. Projemizi geliştirip askerlerimiz için de bu tarz yemekler hazırlamayı hedefliyoruz. Bunlar; yükte hafif, besin değeri yüksek ürünler olacak.” diye konuştu.

    Mutfakta eğlenerek öğrendiler

    Eğitimin ardından annelerimiz, Şef Doç. Dr. Osman Çavuş yönetiminde, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Aşçılık Programı öğrencileriyle birlikte Risotto yaptı. İlikli kemik suyunun hazırlanışı, et marinasyonu ve etin nasıl pişirilmesi gerektiğini öğrendi. Risotto ve öğrencilerimizin hazırladığı Türk ve dünya mutfaklarından yemekleri tattı.

    Etkinliklerin sonunda Doç. Dr. Osman Çavuş’a, KATUM Müdürü Doç. Dr. Hikmet Yağlı Mavil tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.

    Öğleden sonraki programda ise, Mengen Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Berker Çiftçi, “Atalık Tohum Farkındalığı” konusunda annelere eğitim verdi. Anadolu’nun, en kıymetli tohumlara ev sahipliği yaptığını kaydeden Çiftçi, “Atalık tohum, geleneksel tarım yöntemlerinin bir parçası olmuş, kadim kültürümüzü içinde barındıran, nesilden nesle aktarılmış doğal tohumlardır. Bunlar, sadece beslenme kaynağı değildir; aynı zamanda kültürel mirasımızın bir parçasıdır. Biz de 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde şehitlerimize ithafen 3 yıldır atalık tohum dağıtımı yapıyoruz.” dedi.

    “Atalık tohumlar, vücudumuz için yeterli ve dengeli besin değerlerine sahiptir.”

    Yediğimiz yiyeceklerden vücudumuz için yeterli ve dengeli besinleri alabiliyor muyuz? diye soran Çiftçi, özetle “Demir eksikliği, B12 eksikliği neden oluyor? Akademik çalışmalar da gösteriyor ki, yiyeceklerimiz yeterli miktarda besin değeri barındırmıyor. Atalık tohumlarda ise böyle bir şey söz konusu değil.  Atalık tohum yetişme ortamında az su ister; ortam hastalıklarına karşı daha dayanıklıdır ve vücudun ihtiyacı olan besin elementlerini bizlere verir. İşte bundan dolayı biz atalık tohuma gereken önemi göstermek zorundayız.” diyerek, doğal ve sağlıklı besinler, biyoçeşitlilik ve koruma ile ekonomik ve sürdürülebilir bir tarım için atalık tohumların önemine vurgu yaptı.

    “Bir avuç tohum, bir ömür bağımsızlıktır.”

    Annelerimize, tohum alımı, ekim ve bakımı, hasat ve saklama koşulları hakkında bilgi veren Çiftçi, “Bir gastronomi akademisyeni olarak ifade etmek isterim ki, bizim mesleğimiz sadece yemek ve tabak hazırlamak değil. İşimiz, topraktan tabağa olan sürece şahitlik yapmak. Çünkü iyi bir ürün varsa ben lezzetli bir yemek yapabilirim; iyi bir ürün yoksa ne kadar baharat atarsam atayım ne kadar marinasyon yaparsam yapayım yemek yavan kalır. Hem sağlıklı hem lezzetli yemekler yapabilmek için ben bu yola çıktım ve Tohum Ambarı’nı kurdum. Her birimizin evi de tohum ambarı olabilir; buna sadece gönül vermek yeterli. Tohumlarımızı koruyup çocuklarımıza bırakabiliriz. Çünkü bir avuç tohum, bir ömür bağımsızlıktır.” diye konuştu.

    Tohum ambarı gezildi

    Eğitimin ardından annelerimiz, Öğr. Gör. Berker Çiftçi tarafından kurulan ve içinde 560 çeşit atalık tohumun olduğu Tohum Ambarı’nı ziyaret etti. Burada annelere doğru tarım uygulamaları hakkında bilgi veren Çiftçi, zehir olarak nitelediği tarım ilaçları yerine su ve ısırgan otu, biberiye ve aromatik bitkiler ile odun külü kullanımını anlattı. Annelere bir çeşit fasulye tohumu hediye etti.

    Etkinliğin sonunda Öğr. Gör. Berker Çiftçi’ye KATUM Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Naciye Somuncu Demir tarafından teşekkür belgesi verildi. Anneler Üniversitede Okulu’nun 4’üncü günü toplu fotoğraf çekiminin ardından tamamlandı.

    Mevcut makalenin kısa URL'si : https://ajanda.ibu.edu.tr/t6s8
    Önceki İçerikAI+AR:SDG Kişisel Afiş Tasarımı Sergisi
    Sonraki İçerikSarıkamış Harekâtı Yıl Dönümü Mesajı