https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx

    BaharFest 2026 kapsamında “Gençliğin Sosyal Rotası” konferansı düzenlendi

    Rektörlüğümüz öncülüğünde 20 ve 21 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen BaharFest 2026 etkinlikleri kapsamında “Gençliğin Sosyal Rotası” konferansı düzenlendi.

    İzzet Baysal Kültür Merkezi Pembe Salon’da düzenlenen konferansta, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Karasakal ve Manevi Danışman Ufuk İnan öğrencilerle bir araya geldi.

    “Değişmezsem Değiştiremem Şuurunda Bir Gençlik”

    Konferansın açılışını yapan İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Karasakal, çağın getirdiği manevi buhranlara dikkat çekerek, bu dönemi “yağmurda bir şemsiye açmaya” benzetti. Algoritmaların yönlendirdiği günümüz dünyasında gençlerin nelere maruz kaldığı kadar, bunları nasıl anlamlandırdığının da önemli olduğunu belirten Karasakal, bu durumun ancak “terbiye” ile aşılabileceğini ifade etti.

    Dünyada ebedi bir yolculuğa hazırlık yapıldığını ve ömrün nasıl değerlendirildiğine bağlı olarak bir saadet veya felaket sermayesine dönüşebileceğini belirten Prof. Dr. Karasakal, “Yetişmiş bir avuç insanın varsa galip milletsin, yoksa mahkûm! Bugün hamdolsun, hâkim millet olma yolunda gayretli gençlerimiz çok fazla.” dedi.

    Olumsuz sahnelere bakarak ümitsizliğe kapılmanın inancımıza ters olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karasakal gençlere “Değişmezsem değiştiremem” şuurunu aşılayarak, kendisini, ümidini, zamanını ve dostlarını çoğaltan bir gençlik profili çizdi. Gençlerin nefsani davranan bireyler yerine “Hakka Adanmış” bir gençlik olabilmesi için belirli değerlere sahip olmaları gerektiğini belirten Karasakal, hayatın gayesini anlayacak “hikmet” ehli, bu yolda sarsılmayacak “kuvvetli” ve “akıllı” gençlere ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

    “Geleceğin Pusulası: Hikmet, Gönüllülük ve Sosyal Transkript”

    Manevi Danışman Ufuk İnan ise konuşmasına, bu buluşmanın sıradan bir üniversite etkinliğinin ötesinde ontolojik ve varoluşsal bir güzergâhı tartışma amacı taşıdığını belirterek başladı. Modern dünyanın değişken, belirsiz, karmaşık ve muğlak yapısını ifade eden “VUCA” kavramına değinen İnan, insanın bu zorluklara vizyon, anlamak, açıklık ve çeviklik (yeni VUCA) ile cevap verdiğini aktardı.

    Bilginin ömrünün saniyelerle ölçüldüğü bu akışkan çağda rüzgârın önünde savrulan bir yaprak olmamak için köklerden beslenmek gerektiğini belirten İnan, Yahya Kemal Beyatlı’nın “Kökü mazide olan atiyim!” dizelerini hatırlattı. Sadece ezbere dayalı bir akademik başarının yeterli olmadığını, aslolanın bilgiyle ne üretildiği ve toplumsal yapıya ne katıldığı olduğunu vurguladı.

    Bilimi vicdanla merkeze alan bir nesil çağrısı yapıldı

    Ufuk İnan, Gençliğin Sosyal Rotası’nı üç temel taşıyıcı sütun üzerine inşa etti:

    Yeni Nesil Yetkinlikler ve Hikmet: Salt teknik bilginin (hard skills) günümüzde sadece standart bir bilet olduğunu, kişiyi oyun kurucu yapacak olanın ise analitik düşünce, bilişsel esneklik ve duygusal zekâ gibi “meta-beceriler” olduğunu belirtti. Medeniyet kodlarımızda bu yetkinlik setinin karşılığının “Hikmet” olduğunu söyleyen İnan, Mehmet Akif Ersoy’un “Asım’ın Nesli” idealini hatırlatarak, bilimi vicdanla merkeze alan bir nesil çağrısı yaptı.

    STK’larda Gönüllülük: Akademik bilginin sokağa inip ete kemiğe büründüğü laboratuvarların Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Öğrenci Toplulukları olduğunu ifade etti. Gönüllülüğün yabancılaşma ve bireyselleşme hastalığına karşı bir panzehir olduğunu belirten İnan, “Ben” kibrinden sıyrılıp “Biz” ahlakına ulaşmanın önemini vurguladı. Necip Fazıl Kısakürek’in “Kim var? denildiğinde… fert fert ‘Ben varım!’ diyebilen bir gençlik.” sözleriyle sivil inisiyatif almanın değerini özetledi.

    Sosyal Transkript: Akademik transkriptin yanı sıra iş dünyasının artık “Sosyal Transkript” kavramına önem verdiğini belirtti. Bu durumu kişinin “sivil amel defteri” olarak tanımlayan İnan, kriz anında alınan inisiyatiflerin, yardımlaşmanın ve kampüse katılan değerlerin, şahsiyeti belgeleyen en önemli unsurlar olduğunu dile getirdi.

    “Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olmak gerekir.”

    Ufuk İnan konuşmasını, Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in “Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olmak gerekir.” sözüyle tamamlayarak, gençleri rüzgâra göre yön değiştiren değil, toplumun rotasını tayin eden öncüler olmaya davet etti.  Ardından sosyal sorumluluk ve gönüllülük faaliyetleri kapsamında Üniversitemizde faaliyet gösteren Gençlik Merkezlerinden örnekler verdi.

    Üniversitemizde coşkuyla kutlanan BaharFest etkinliklerine derinlik katan bu ufuk açıcı konferans, katılımcıların teşekkür ve memnuniyetleriyle sona erdi.

    Mevcut makalenin kısa URL'si : https://ajanda.ibu.edu.tr/xsdy
    Önceki İçerikYoshi Enomoto, mizahın evrensel dilini sahneye taşıdı
    Sonraki İçerikBaharFest 2026 Final Konserlerinde Büyük Coşku