Üniversitemiz Bolu Halk Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi (BAMER), Bolu Uluslararası Öğrenciler Koordinatörlüğü ve BAİBÜ TÖMER ile Bolu Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle “Bolu Kültürel Mirasının Küresel Elçileri” programı Bolu Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) kuruluşunun 100’üncü yıl etkinlikleri kapsamında gerçekleştirildi. Bolu’nun kültürel değerlerinin sadece çok kıymetli hatıralarımız olarak kalması için değil, bu değerleri yeniden üretmek, yaşamak ve deneyimlemek amacıyla gerçekleştirilen atölye çalışmalarıyla katkı sunuldu.
Üniversitemiz Bolu Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Gerede Meslek Yüksekokulu, Mengen Meslek Yüksekokulu, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Yeniçağa Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün atölye çalışmalarıyla katkı sunduğu programa, aralarında uluslararası öğrencilerimizin de bulunduğu çocuklar ve gençler yoğun ilgi gösterdi.
Programa; BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, BTSO Meclis Başkanı Aydoğan Tekin, TOBB Bolu İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Emine Yüce, BAMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Azize Aktaş Yasa, akademik-idari personel, BTSO ve TOBB üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Dr. Öğr. Üyesi Yasa: “Kültürel değerlerimizi sadece anlatmıyoruz; yeniden üretiyor, paylaşıyor ve yaşatıyoruz.”
Programın açılış konuşmasını BAMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Azize Aktaş Yasa yaptı. Bu programın Bolu’nun köklü kültürel mirasını yerelden küresele taşıyacak anlamlı bir yolculuk olduğunu belirten Yasa, “Kültürel miras, çoğu zaman geçmişin bir hatırası gibi algılanır. Oysa o, yaşayan, dönüşen ve her nesille birlikte yeniden anlam kazanan bir bütündür. Eğer bu miras sadece anlatılırsa hafızada kalır, ama yaşanır, paylaşılır ve yeniden üretilirse, geleceği şekillendiren bir güce dönüşür. İşte bugün burada gerçekleştirdiğimiz program, tam da bu anlayış üzerine kuruludur. Bu programda, kültürel miras sadece anlatılmayacak; dokunulacak, üretilecek ve deneyimlenecektir.” ifadelerini kullandı.
Program kapsamında, deri, seramik, dokuma, sepet örücülüğü, mum batik, Göynük Kabalar Basması başta olmak üzere atölye çalışmaları gerçekleştirileceğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Yasa, “Her bir atölye aslında bir zanaattan çok daha fazlasını temsil ediyor. Deri, insanın doğayla kurduğu en eski ilişkilerden biridir. Seramik, toprağın ateşle buluşup forma dönüşmesidir. Dokuma, ipliğin sabırla hikâyeye dönüştüğü bir süreçtir. Sepet, doğanın sunduğu malzemenin insan eliyle yeniden anlam kazanmasıdır. Mum batik, ışığın ve rengin birleştiği estetik bir anlatımdır ve Kabalar Basması, yalnızca bir baskı tekniği değil, bir hafızanın, bir coğrafyanın ve bir estetik anlayışın izlerini taşıyan çok özel bir değerdir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Farklı kültürlerde farklı tekniklerle üretilmiş olsa da motiflerin dili benzerdir.”
Bu üretimlerin her birinde karşımıza çıkan ortak unsurlardan birinin motifler olduğuna dikkati çeken Yasa, “Motifler sadece süsleme değildir. Onlar bir dilin, bir duygunun, bir inancın ve bir hayat anlayışının sembolleridir. Dokumanın üzerindeki bir desen, bir annenin duasını taşıyabilir. Seramik üzerindeki bir motif, bereketin simgesi olabilir. Bir baskıdaki tekrar eden motifler, zamanın sürekliliğini anlatabilir. En dikkat çekici olan şudur ki; farklı coğrafyalarda, farklı kültürlerde, farklı tekniklerle üretilmiş olsa da motiflerin dili çoğu zaman birbirine benzer. Çünkü insanın sevinci de umudu da korkusu da ortaktır ve bu ortaklık, sanatın ve kültürün evrensel dilinde kendini açıkça gösterir.” diye konuştu.
“Uluslararası öğrencilerimiz, Bolu’nun kültürel mirasını dünyaya taşıyacak en kıymetli temsilcilerdir.”
“İşte bugün burada, farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerimizin Bolu’nun yerel değerleriyle buluşması, bu ortak dili görünür kılmaktadır.” diyerek konuşmasını sürdüren Dr. Öğr. Üyesi Yasa, özetle “Sizler burada, bu kültürü tanıyan, deneyimleyen ve onu kendi coğrafyanıza taşıyacak olan kültürel elçiler oluyorsunuz. Burada öğrendiğiniz her motif, her teknik, her hikâye, yarın sizin anlatımınızla başka coğrafyalarda yeniden hayat bulacaktır. Bu yönüyle sizler, Bolu’nun kültürel mirasını dünyaya taşıyan en kıymetli temsilcilersiniz.” diye konuştu.
“Bugün burada kurulan bu zemin, aslında çok yönlü ve anlamlı bir buluşmadır.”
Konuşmasında çocuklara ve gençlere de seslenen Yasa, özetle “Sizler de bu programın en önemli öznesisiniz. Çünkü biliyoruz ki, kültürel mirasın gerçek sahipleri, onu sadece öğrenen değil, ona anlam katan, onu sorgulayan ve geleceğe taşıyan nesillerdir. Bugün gerçekleştirilen Çocuk Meclisi’nde düşüncelerinizi ifade edip Bolu’ya dair görüşlerinizi paylaştınız ve geleceğe dair hayallerinizi ortaya koydunuz. Sizin söyleyeceğiniz her söz, bizim için çok kıymetlidir. Çünkü geleceğin nasıl şekilleneceğini en iyi sizler anlatabilirsiniz. Bugün burada kurulan bu zemin, aslında çok yönlü ve anlamlı bir buluşmadır; bir yanda kültürlerin buluşması, diğer yanda ise yerelden küresele uzanan güçlü bir kültürel aktarım süreci…Bu iş birliği bize şunu bir kez daha göstermektedir: Kültürel miras, ancak birlikte sahip çıkıldığında yaşar ve geleceğe taşınır.” şeklinde konuştu.
Atölye çalışmalarına büyük ilgi
Açılış konuşmalarının ardından atölye çalışmalarına geçildi. Prof. Dr. Zeynep Küçüktural liderliğinde Mum Batik Atölyesi, Prof. Perihan Şan Aslan ve Dr. Öğr. Üyesi Şafak Çetin Özkan liderliğinde Seramik Atölyesi, Prof. Dr. Nigâr Merdan, Dr. Öğr. Üyesi Filiz Yıldız ve Barbaros Yılmaz (ANCTEKS) liderliğinde Baskı Atölyesi, Dr. Öğr. Üyesi Pakize Kayadibi liderliğinde Dokuma Atölyesi, Öğr. Gör. Nimet Çelebi liderliğinde Kolaj Atölyesi, Öğr. Gör. Semra Aslanoğlu liderliğinde Deri Atölyesi ve Fatma Erkan, Gülizar Süzgen ve Nejla Yıldız liderliğinde Sepet Atölyesi gerçekleştirildi. Atölye çalışmaları katılımcılardan büyük ilgi gördü.
Öğrencilerimiz, Bolu’nun coğrafi işaretli lezzetlerini hazırladı
Program kapsamında Üniversitemiz Mengen Meslek Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Osman Çavuş koordinasyonundaki Aşçılık Programı öğrencilerimiz, Bolu’nun coğrafi işaretli lezzetlerini büyük bir ustalıkla hazırlayıp kurdukları stantta sergiledi. Sergiyi ziyaret eden katılımcılar, Bolu’nun geleneksel lezzetlerini tatma fırsatı yakaladı. Gün boyu süren etkinlikler, katılımcıların keyifli ve öğretici bir gün geçirmesini sağladı.









































































































































