https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx

    Üniversitemiz ve ROKETSAN arasında iş birliği protokolü imzalandı

    Üniversitemiz ve ROKETSAN A.Ş. arasında stratejik iş birliği toplantısı ile akademik ve endüstriyel gelişim ortaklığı protokolü imza töreni gerçekleştirildi. “Ortak akıl, ortak vizyon ve güçlü gelecek” mottosuyla düzenlenen programda, Bolu’nun küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin ROKETSAN’ın tedarik zinciri ve ekosistemine entegre edilmesi hedefleniyor.

    Kongre Merkezi Bordo Salonda düzenlenen programa; Vali Vekili Hakkı Uzun, Bolu Milletvekilleri İsmail Akgül ve Türker Ateş, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Hüseyin Sabuncuoğlu, Rektörümüz Prof. Dr. Faruk Yiğit, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Coşkun Karaca, Prof. Dr. Kaya Yıldız ve Prof. Dr. Ferudun Kaya, Genel Sekreter Prof. Dr. Yusuf Cerit, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ve Genel Müdür Yardımcısı Halid Bulut, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, akademisyenler, İzzet Baysal Vakfı mütevelli heyet üyeleri, il müdürleri, siyasi parti temsilcileri, sanayiciler ve iş insanları katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını Rektörümüz Prof. Dr. Faruk Yiğit yaptı. Rektör Yiğit, Bolu’nun küçük ve orta ölçekli sanayisini yüksek katma değerli, temiz ve sürdürülebilir bir savunma sanayi ekosistemine dönüştürme vizyonunun yalnızca bir sanayi politikası meselesi olmadığını, aynı zamanda şehrimizin sosyoekonomik kaderini değiştirme kararlılığı olduğunu söyledi.

    Rektör Yiğit: “Savunma teknolojileri sivil teknolojilerin lokomotifi durumundadır.”

    Küresel rekabet çağında düşük katma değerli üretimle ilerlemenin mümkün olmadığına vurgu yapan Rektör Yiğit, “Tam da bu noktada büyük resmi doğru okumak zorundayız. Dünya ekonomisinde belirleyici olan 3 temel unsur vardır: Teknoloji, kalite ve sürdürülebilirlik. Bu alanlarda konumlanamayan şehirler, uzun vadede rekabet gücünü koruyamaz. Küresel ölçekte baktığımızda savunma sektörü bu 3 unsurun en yoğun şekilde birleştiği alanlardan biridir. Bugün dünya savunma harcamaları 2 trilyon doların üzerine çıkmış durumdadır. Savunma teknolojileri, havacılıktan otomotive, enerjiden haberleşmeye, yazılımdan yapay zekaya kadar pek çok alana yön veren sivil teknolojilerin lokomotifi konumundadır.” diye konuştu.

    “Türkiye, savunma sanayisinde küresel ölçekte güçlü bir aktör haline gelmiştir.”

    Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayisinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkardığının, savunma ihracatının ise 10 milyar dolar seviyesine ulaştığının altını çizen Rektör Yiğit, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleşen bu dönüşümle Türkiye’miz, küresel ölçekte güçlü bir aktör haline gelmiştir. Bu sürecin en önemli oyuncularından biri de ROKETSAN’dır. Roket, füze, hassas güdümlü akıllı mühimmat ve uzay teknolojilerinde ülkemizin savunmasına güç katan ve bayrağımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandıran ROKETSAN, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında yer alıyor. ROKETSAN’ımızın bu başarısı, güçlü Ar-Ge altyapısı, üniversite iş birlikleri ve nitelikli tedarik zinciri sayesinde mümkün olmuştur.” ifadelerini kullandı.

    “Hedefimiz; savunma sanayi stratejik bir fırsatken küçük üreticilerimizi bu tedarik zincirine entegre etmektir.”

    Bolu sanayisinin de bu zincirin bir parçası olabileceğine dikkati çeken Rektör Yiğit, “Savunma sanayi yalnızca büyük tesislerden oluşmaz; yüzlerce alt yüklenici ve binlerce uzmanlaşmış küçük firmadan meydana gelir. Hassas metal işleme, kompozit üretimi, elektronik tasarımı, yazılım geliştirme, test ve kalite kontrol, bu ekosistemin ayrılmaz parçalarıdır. Bir torna atölyesi, mikron hassasiyetle üretim yapacak altyapıya kavuştuğunda savunma projelerine parça üretebilir. Bir yazılım firması gömülü sistemlerde, siber güvenlik alanında uzmanlaştığında projelerde görev alabilir. Bir malzeme üreticisi, kalite ve sertifikasyon standartlarını sağladığında stratejik bir tedarikçi olabilir. Dolayısıyla mesele ölçek değil, dönüşümdür. Hedefimiz; savunma sanayi stratejik bir fırsatken küçük üreticilerimizi bu tedarik zincirine entegre etmek, onları yüksek katma değerli ve temiz üretim yapan bir yapıya dönüştürmektir.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Üniversite-sanayi iş birliği 2 alanı birleştiren stratejik bir köprüdür.”

    Bu dönüşümün bir diğer temel dayanağının da üniversite-sanayi iş birliği olduğunu kaydeden Rektör Yiğit, “Bilginin üretildiği yer üniversite, değerin üretildiği yer sanayidir. Üniversiteler araştırır, geliştirir; sanayi üretir, uygular ve pazara sunar. Üniversite-sanayi iş birliği, bu 2 alanı birleştiren stratejik bir köprüdür. Bu iş birliğinin en büyük kazananı ise öğrencidir. Bu noktada teknopark ve teknokentlerin de bu dönüşümün önemli araçları olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu yapılarımız da öğrencilerimiz ve şirketlerimizi aynı ekosistemde birleştirerek uygulamalı eğitimi kuvvetlendiriyor, istihdamı artırıyor ve girişimcilik kültürünü besliyor.” dedi.

    “Üniversite-sanayi iş birliği, 3 temel kazanım sağlar.”

    Rektör Yiğit, günümüzde üniversite-sanayi iş birliğinin bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk olduğuna işaret ederek, bu iş birliğinin rekabet gücünün artmasına, katma değerli üretimin güçlenmesine ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunacağını sözlerine ekledi.

    Rektör Yiğit, dönüşümü 4 başlık kapsamında ayrıntılarıyla açıkladı

    “Gençlerimizin hayal gücünü üretimle buluşturabilir, akademik bilgiyi sanayinin dinamizmiyle birleştirebilir ve şehrimizi bir teknoloji merkezine dönüştürebilirsek, sadece ekonomik değil, yapısal bir dönüşüm başlatmış oluruz.” diyen Rektör Yiğit, planladıkları bu dönüşümü; insan kaynağının güçlendirilmesi, Ar-Ge ve inovasyon altyapısının oluşturulması, yerel sanayinin kalite dönüşümünün sağlanması ve temiz ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturulması olmak üzere 4 başlık altında açıkladı.

    “Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak biz öncülük etmeye hazırız.”

    Stratejik bir yol haritası ve güçlü iş birliği ile kısa sürede somut sonuçlar elde edilebileceğinin altını çizen Rektör Yiğit, “Üniversite, sanayi ve kamu kurumları birlikte hareket ettiğinde küçük işletmeler birkaç yıl içinde yüksek teknoloji üreticisine dönüşebilir. Bu vizyon, gençlerimiz için nitelikli istihdam, şehrimiz için marka değeri ve ülkemiz için stratejik güç demektir. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak biz öncülük etmeye hazırız. Gelin hep birlikte, düşük katma değerli üretimden yüksek teknolojiye geçelim. Küçük sanayimizi savunma sanayi ekosisteminin güvenilir bir halkasına dönüştürelim. Temiz, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli üretim anlayışını birlikte inşa edelim. Bolu olarak, Tam Bağımsız Büyük Türkiye idealine katkı sunalım.” şeklinde konuştu.

    İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal’ın mesajı okundu

    Rektör Yiğit’in konuşmasının ardından İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal’ın mesajı okundu. Ahmet Baysal mesajına; “İlimizde yeni göreve başlayan Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Faruk Yiğit’in; akademik birikimi, uluslararası deneyimi, yöneticilik tecrübesi ve liyakati merkeze alan liderlik anlayışıyla, ülkemizin savunma sanayiindeki en önemli kuruluşlarından biri olan ROKETSAN’da üstlendiği görevlerin ardından, ülkemizin ilk vakıf destekli devlet üniversitesi olan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde göreve başlamasından büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek isterim.” diyerek başladı.

    “ROKETSAN’ın, üniversitemizde ve ilimizde böylesine nitelikli bir programla yer almasını son derece kıymetli buluyorum.”

    “Kıymetli Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Faruk Yiğit’in, rahmetli amcam İzzet Baysal’ın üniversiteye dair ideallerini ve vasiyetlerini bizzat benden dinlemesi, şahsımı son derece mutlu etmiştir.” diyen Ahmet Baysal, özetle şunları söyledi:

    “Bu görüşmelerde, üniversitemizin ve ilimizin en önemli meselelerinden biri olan Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi konusuna gösterdiği hassasiyet ve çözüm odaklı yaklaşımı, üniversitenin şehirle bütünleşmesine verdiği önemin açık bir göstergesidir. Üniversiteler birer bilim yuvası olmakla beraber bulundukları şehre vizyon kazandıran, gelişime yön veren öncü yapılardır. Bu anlayışla, bugün Türkiye’nin savunma sanayiindeki en önemli kuruluşlarından biri olan ROKETSAN’ın, üniversitemizde ve ilimizde böylesine nitelikli bir programla yer almasını son derece kıymetli buluyorum. Programın; ilimizin üniversite ve turizm şehri kimliğinin yanında, nitelikli sanayi alanında da gelişimine katkı sağlayacak önemli bir yol haritası sunacağına inanıyorum.”

    Açılış konuşmasının ardından ROKETSAN kurumsal tanıtım filmi gösterildi.

    ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Bulut: “En büyük amacımız, tedarikçilerimizle birlikte ekosistemimizi büyütmek.”

    ROKETSAN Tedarik ve Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Halid Bulut “ROKETSAN Stratejik İş Ortaklıkları ve Tedarik Ekosistemi” başlıklı sunum yaptı. Bulut, bir geçiş noktası olarak Bolu’nun lojistik konumu göz önüne alındığında, savunma sanayi ekosisteminin bir parçası olmak için çok güçlü bir aday olduğunu vurguladı.

    ROKETSAN’ın faaliyetleri, vizyonu ve başarısının arkasındaki resmi anlatan Bulut, özetle “Dünyanın en değerli 100 savunma sanayi şirketi arasında 71’inci sırada yer alıyoruz. En büyük 100 silah ve askeri hizmet şirketi sıralamasında 87’nciyiz. Savunma sanayinin arkasındaki en büyük sır olan Ar-Ge’ye yatırım yapan şirketler sıralamasında ise 3’üncü sıradayız. Bu şunu gösteriyor: ROKETSAN’ı, 2025 yılında 2 milyar dolar ciro, 750 milyon dolar ihracat yapan bir şirket ve kazandığı her parayı daha gelişmiş ürünler üretmek amacıyla Ar-Ge’ye yatıran bir savunma sanayi şirketi olarak nitelendirebiliriz. 2021’den 2025’e dolar bazında yüzde 50 bir büyümeye sahibiz. 2030 yılına kadar da bu büyümenin aynı hızda devam edeceğine inanıyoruz. Bizler bu büyümeyi sağlarken bir ekosistem yaratmaya çalışıyoruz; yarattığımız ekosistem de Türkiye’nin tüm sathına yayılmış durumda. 7 bölgenin tamamında tedarikçimiz mevcut. En büyük amacımız, tedarikçilerimizle birlikte ekosistemimizi büyütmek.” diye konuştu.

    “Bolu’nun savunma sanayine hizmet edebilecek kapasite ve yetkinliğe sahip olduğunu düşünüyoruz.”

    Savunma sanayi ekosisteminde tedarik sağlanan 5 temel kategorinin ne olduğunu anlatan Bulut, bu kategorilerin ‘mekanik’, ‘elektronik, optik, kimyasal’, ‘bağlantı elemanları, mühimmat, taşıma ekipmanı’, ‘silah sistemleri ve ekipmanlar’ ve ‘hammadde’ olduğunu söyledi ve bu kategorileri açıkladı ve “Bolu’nun bu 5 temel kategoride hizmet edebilecek kapasite ve yetkinliğe sahip olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

    Halid Bulut, yerli tedarik şirketlerine vurgu yaptı

    ROKETSAN’ın tedarikçileri ve ekosistemiyle birlikte büyüdüğüne ve özellikle yerli tedarik şirketlerine verdikleri öneme vurgu yapan Bulut, özetle “Türk savunma sanayi 10 milyar dolar ihracat yaptı. Bu başarının sırrı, Türk ekosisteminin savunma sanayine odaklanması ve desteği. 2021 yılında ROKETSAN’ın tek başına yönettiği tedarik zinciri hacmi yaklaşık 600 milyon dolardı. Bugün ise, yerli tedarikçilerden 2,5 milyar dolara yakın bir alımımız mevcut. Yani ROKETSAN, onun çalıştığı ekosistem ve Türk savunma sanayi büyüyor; böylece bizim öğrencimiz, girişimcimiz, sanayicimiz, iş insanımız kazanıyor. Bütün bunlar Türk ekosistemini büyütüyor. Ekosistemle büyüyeceğiz, inorganik büyüyeceğiz ve büyürken Türk sanayisine kazandıracağız.” diye konuştu.

    Halid Bulut sunumunda, tedarikçi başvuru, seçme ve değerlendirme süreçleri ile alternatif kaynak geliştirme faaliyetleri, endüstriyel yetenek değerlendirme kriterleri, savunma sanayinde tedarik kalite yönetimi, sürdürülebilir tedarik zinciri geliştirme ve benzeri konularda ayrıntılı bilgi verdi.

    ROKETSAN Genel Müdürü İkinci: “Üniversitelerimizin bu konudaki iş birlikleri ile gelecekteki savunma teknolojilerini ortaya çıkaracak olan nesilleri yetiştirmemiz lazım.”

    ROKETSAN stratejik iş ortaklığı film gösterimi sunuldu. Ardından ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci sunum yaptı. Türkiye’nin savunma sanayinde çok güzel bir hikâye yakaladığını ve uluslararası birçok başarının altına imza atmayı başardığını vurgulayan İkinci, özetle şunları kaydetti:

    “Şu anda insansız hava araçlarında ve bunların mühimmatlarında dünyanın açık ara bir numarası olan ülkemiz, savunma sanayi üretiminde de yerlilik oranını yüzde 90’lara yaklaştırmış endüstrisiyle, kendi kendine yetmekle kalmayıp dost ve kardeş ülkelerin de savunma sistemi ihtiyacını karşılayan bir noktaya ulaştı. Dünyada son yıllarda çok ciddi savaş ve çatışma ortamları devam ediyor. Gelecekte de bunların sönümleneceğine dair ibareler maalesef yok. Güçlü olan ülkelerin kuralları koyduğu bir süreci hep beraber yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın özellikle savunma sanayine yapmış olduğu vurgularla birlikte son yıllarda Türk savunma sanayi açık ara dünyadaki rakiplerine bazı alanlarda çok ciddi avantaj sağlayan bir noktaya ulaştı. Bu sektöre olan desteğimizi sürdürmemiz gerekiyor. Bu sektör devamlı gelişen ve rekabetin çok güçlü olduğu bir sektör. Sektörün en temel yapı taşı insan kaynağı. Üniversitelerimizin de bu konudaki iş birlikleri ile gelecekteki savunma teknolojilerini ortaya çıkaracak olan nesilleri yetiştirmemiz lazım. Savunma sanayi sadece beka değil ekonomik olarak da çok ciddi anlamlar ifade ediyor. Türkiye 2025 yılı içerisinde 10 milyar dolar ihracat seviyesini aştı. Bu da dünyadaki savunma harcamaları içerisinde çok ciddi bir paya ulaştığının göstergesi. Ekosistem büyüyor, iş hacmi büyüyor, ekonomik bir büyüklük oluşturuyor ve Türkiye’nin bundan payını alması gerekiyor. Savunma sanayi endüstrisi, temiz ve katma değeri yüksek bir endüstri. Türkiye’nin ihracatına baktığımızda kg başına 3 dolar gibi bir ihracat rakamımız var; savunma sanayi ürünlerinde ise bu rakam 65 doları geçiyor. Yani Türkiye’nin ihracat ortalamasından çok daha yüksek bir katma değer oluşturan bir sektörden bahsediyoruz. Bunun hem ülkemizin hem de Bolu’nun ekonomik ve teknolojik kalkınmasına çok kıymetli katkılar sağlayacağını düşünüyorum.”

    Murat İkinci, savunma sanayi ile yapılan iş birliğinin kazanımlarını anlattı 

    ROKETSAN’ın faaliyetleri ve hedefleri hakkında ayrıntılı bilgi veren Murat İkinci, özetle “Savunma sanayinden pay alan herhangi bir endüstriyel kuruluş, potansiyeli yüksek bir alana yatırım yapmış oluyor. Bu hem bizim için hem bizimle iş birliği yapacak olan tedarikçilerimiz, iş ortaklarımız için çok kıymetli bir veri oluşturuyor. Bizim vizyonumuz, ihracat odaklı olarak ekosistemle birlikte büyümek. Türkiye’nin bütün sathına yayılmış bir savunma sanayi ekosistemi yaratmak istiyoruz. ROKETSAN’la çalışan bir firma, PUSAŞ’la, ASELSAN’la, HAVELSAN’la ve diğer büyük savunma sanayi şirketleri ile rahatlıkla çalışabilecek bir teknolojik altyapıya sahip oluyor. ROKETSAN, bir okul gibi tedarikçisini ya da iş yaptığı ortağını teknolojik olarak çok üst noktalara çekebiliyor. Bu, Bolu’nun içerisindeki teknolojik yapının iyileştirilmesi, özellikle genç nüfusun Bolu’da kalması ve gençlerin teknolojiye olan angajmanın sağlanması için kritik önem arz ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Murat İkinci’den yerlilik ve caydırıcılık vurgusu

    TAYFUN, KARAOK, HİSAR, ALKA, SİHA, ATMACA, AKYA, ŞİMŞEK-2 ve benzeri uzay sistemleri, hava savunma sistemleri, hava, kara ve deniz sistemleri hakkında video gösterimleri ile birlikte ayrıntılı bilgi veren İkinci, savunma teknolojilerinde yerli ve milli ürünlerin önemine ve caydırıcılık etkisine vurgu yaptı.

    Sunumların ve soru cevap bölümünün ardından Üniversitemiz ve ROKETSAN arasında akademik ve endüstriyel gelişim ortaklığı protokolü imza töreni gerçekleştirildi. Protokol metni, Rektörümüz Prof. Dr. Faruk Yiğit ve ROKETSAN A.Ş. Genel Müdürü Murat İkinci tarafından imzalandı.

    Rektör Yiğit: “Şehrimizin potansiyelini Millî Teknoloji Hamlemizin sürdürülebilir bir parçası haline getirmekte kararlıyız.”

    Rektör Yiğit, burada yaptığı konuşmada, “Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz Stratejik İş Birliği Toplantısı ile Bolu’nun yerel üretim gücünü, yüksek katma değerli savunma sanayii ekosistemimize dahil etme yolunda kritik bir adım attık. Akademi ve sanayi iş birliği hedefimiz doğrultusunda, şehrimizin potansiyelini Millî Teknoloji Hamlemizin sürdürülebilir bir parçası haline getirmekte kararlıyız. Bu anlamlı buluşmaya kıymetli katılımıyla destek veren ROKETSAN Genel Müdürümüz Sayın Murat İkinci’ye ve bu vizyona ortak olan tüm yerel paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    Hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından program sona erdi.

    Mevcut makalenin kısa URL'si : https://ajanda.ibu.edu.tr/tj9v
    Önceki İçerikRadyo Üni 14’te “BAİBÜ Ramazan Sohbetleri” Başlıyor
    Sonraki İçerikRektörümüz Prof. Dr. Faruk Yiğit’ten Ramazan Ayı tebrik mesajı