Üniversitemiz Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı tarafından “Travma” temalı “II. BAİBÜ PDR Günleri” etkinliği düzenleniyor. 7 ve 8 Mayıs 2026 tarihlerinde Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilecek etkinlikte, bilimsel sunumlar ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Bu önemli organizasyon kapsamında; insanların maruz kaldığı psikolojik yüklerin artması nedeniyle ruh sağlığının önem kazandığı günümüzde hem bireyi hem toplumu etkileyen travma kavramına ışık tutulacak.
İzzet Baysal Kültür Merkezi Mavi Salonda düzenlenen açılış programına; Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Üzeyir Ok, akademik-idari personel ve öğrenciler katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Programın açılışında; travmanın sadece akademik yönüyle değil, insan ruhunun en hassas ve en dirençli yanlarını gösteren yönleriyle de konuşulacağı vurgulanarak, “Travma; yalnızca geçmişte yaşanmış zorlu bir olay değil, bireyin bugününde, bedeninde ve ilişkilerinde yankılanmaya devam eden derin bir izdir. Toplumsal olaylardan bireysel yaşantılara kadar hayatın her alanında karşımıza çıkan bu olguyu anlamak, iyileşme yolculuğuna eşlik edecek biz psikolojik danışmanlar için hayati bir önem taşıyor. İki gün boyunca değerli hocalarımızın rehberliğinde bu izlerin nasıl azaltılabileceğini ve psikolojik sağlıklarının nasıl yeniden inşa edilebileceğini hep birlikte anlayacağız.” ifadelerine yer verildi.
Dr. Öğr. Üyesi Çağlar: “Travmaya ilişkin farkındalığın artmasını hedefliyoruz.”
Etkinliğin açılış konuşmasını Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Azmi Çağlar yaptı. Travmanın hem dünyada hem ülkemizde bilimsel literatürde yoğun ve sürekli çalışmaların yapıldığı bir alan olduğunu, PDR ekibinin de bu önemli alana katkı sunmak amacıyla yaklaşık 4 ay süren yoğun bir süreçte bu etkinliği düzenlediğini vurgulayarak, iki gün boyunca devam edecek etkinliğin, travmaya ilişkin farkındalığın artmasına ve travma çalışmalarına katkılar sunmasını temenni etti.
Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Üzeyir Ok ise yaptığı konuşmada, travmanın yalnızca bireyin yaşadığı ağır bir olay değil, aynı zamanda insanın güven duygusunu, anlam dünyasını ve diğer insanlarla kurduğu ilişkileri sarsabilen çok boyutlu bir yaşantı olduğuna vurgu yaptı.
Dekan Ok: “Psikolojik dayanıklılığı yüksek bireylerin yetiştirilmesi önemlidir.”
Travma kavramının birey ve toplum sağlığı açısından öneminin günümüzde geliştiğine işaret eden Prof. Dr. Ok, özetle “Psikoloji literatürü bize göstermektedir ki, travma yalnızca olayın kendisinden değil, bireyin o olayı nasıl anlamlandırdığından da kaynaklanmaktadır. Aynı olayı iki kişi, iki farklı şekilde algılayabilir. Birinin dünyasında çok derin izler bırakabilir; diğer kişi belki baş etme gücü yüksek olduğu için etkisini daha az hissedebilir. Bu nedenle travmaya yaklaşımımızın sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek biçiminde değil, koruyucu, önleyici ve güçlendirici bir perspektife dayandırma şeklinde olması yerinde olacaktır. Özellikle gençlerde artan yalnızlık, aidiyet problemleri, anlam kaybı, yoğun kaygı ve duygusal tükenmişlik gibi durumların bazı travmatik süreçlerle iç içe işlediğini biliyoruz. Bu noktada psikolojik danışmanların ve ruh sağlığı uzmanlarının rolü yalnızca terapi uygulamak değildir; aynı zamanda güvenli ilişkiler kurabilen, eleştirel düşünebilen, duygularını sağlıklı biçimde ifade edebilen ve psikolojik dayanıklılığı yüksek bireylerin yetiştirilmesinin önemli olduğunu anlıyoruz.” diye konuştu.
Dekan Ok, travma çalışmalarında sağlıklı maneviyatın önemini vurguladı
Travma çalışmalarında son yıllarda dikkat çeken önemli noktalardan birinin de kültürel ve manevi boyutun göz ardı edilmemesi olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Ok, özetle “Çünkü insan yalnızca bilişsel bir varlık değil, anlam arayan, aidiyet kuran ve değerler üzerinde yaşayan bir varlıktır. Bu nedenle travmanın iyileşme süreçlerine sosyal destek, güven ilişkileri, sağlıklı maneviyat, toplumsal dayanışma ve anlam duygusu önemli bir yere sahiptir. Bugünkü toplantının travma olgusunu yalnızca klinik bir problem olarak değil, bireysel, toplumsal, kültürel ve eğitsel boyutlarıyla birlikte değerlendirmemizin katkı sağlayacağına inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Verimli ve ufuk açıcı bir program temennisinde bulunan Ok, emeği geçenlere teşekkür etti.
II. İzzet Baysal PDR Günleri içeriği
Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı öğrencilerinin müzik dinletisinin ardından bilimsel sunumlar ve atölye çalışmalarına geçildi. 7 Mayıs Perşembe günü; Prof. Dr. Müge Yukay Yüksel “Kognitif Temelli Travmaya Müdahale Çalışmaları”, Prof. Dr. Azize Nilgün Canel “Korku, Utanç, İntikam ve Hiçlik: Baba Şiddeti ve Sonrası” ve Prof. Dr. Erdinç Öztürk “Travmatik Kendilik, Terapötik Karşılıklılık ve Terapötik Terör: Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunun Psikoterapisi” başlıklı sunum yaptı.
Aynı gün; Öğr. Gör. Doktorant Pelin Çarkın “Psiko-Onkoloji: Tanı ve Yastan Tedaviye”, Uzman Psikolojik Danışman / Klinik Psikolog Halil Ünal “Travma Sonrası Müdahalelerde Sanat Terapisi” ve Uzman Psikolojik Danışman / Psikoterapist Enis Tuştaş “Sistemik Terapi Açısından Kriz” başlıklı atölye çalışmaları gerçekleştirdi.
8 Mayıs Cuma günü; Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz “Pozitif Psikolojiyle Büyümek: Okullarda Öz Şefkatin Gücü” ve Prof. Dr. Durmuş Ümmet “Psikolojik Danışmanlarda Şefkat Yorgunluğu” başlıklı sunum yapacak.
Aynı gün; Uzman Psikolojik Danışman / Klinik Psikolog Halil Ünal “Travma Sonrası Müdahalelerde Sanat Terapisi”, Uzman Psikolojik Danışman / Psikoterapist Enis Tuştaş “Sistemik Terapi Açısından Kriz”, Doç. Dr. Yusuf Akyıl “Yaratıcı Drama ile Varoluşsal Yolculuk” ve Doç. Dr. Yakup İme “Bilinçdışının Aynası Olarak Rüyalar” başlıklı atölye çalışmaları gerçekleştirecek.




















































































































