Üniversitemiz İletişim Fakültesi tarafından bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası İletişim Günleri (BAİBÜİLEF-İG 2026) sempozyumu başladı. “Alfabeden Algoritmaya: Küresel İletişimde Yeni Ufuklar” teması kapsamında 3 gün sürecek bu önemli organizasyonda, iletişimin geçmişten bugüne uzanan dönüşümü, disiplinler arası bir perspektifle ele alınacak.
Sempozyum; geleneksel ile dijitali, kuram ile pratiği harmanlayarak, 2026 ve ötesine dair küresel iletişim paradigmalarını çözümleyecek verimli, eleştirel ve nitelikli bir tartışma zemini inşa etmeyi hedefliyor.
Sempozyumun Kongre Merkezi Bordo Salonda gerçekleştirilen açılış programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa; Bolu Vali Yardımcısı Hakkı Uzun, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ferudun Kaya, İletişim Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Tandırlı, sempozyumun keynote sunumlarını yapmak üzere Üniversitemize gelen davetli konuşmacılar Viyana Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Thomas Bauer, Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Küçükerdoğan (online katılım) ve Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Gezgin, uluslararası bilim insanları, akademik-idari personel ve öğrenciler katıldı.
Sempozyum hazırlık süreci ve çalışmalarını anlatan “BAİBÜİLEF-İG 2026: Hayalden Başarı Hikayesine” adlı tanıtım filmi gösterildi.
Dekan Tandırlı: “8 ülke ve 37 farklı üniversiteden gelen 105 bilim insanını ağırlıyoruz.”
Sempozyumun açılış konuşmasını İletişim Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Tandırlı yaptı. Sempozyumun içeriği hakkında bilgi veren Tandırlı, özetle “13-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek sempozyumda 105 bilim insanını ağırlıyoruz. Sempozyuma yüzlerce başvuru yapılmış ve jüri değerlendirmesi sonucunda 105 bildiri kabul edilmiştir. Türkiye’nin yanı sıra Avusturya, Gürcistan, Azerbaycan, Ürdün, Özbekistan, Türkmenistan ve Nijerya’daki 37 farklı üniversiteden gelen davetli konuşmacıları ve bilim insanlarını ağırlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl, Alfabeden Algoritmaya: Küresel İletişimde Yeni Ufuklar temalı sempozyumda yalnızca iletişim alanından değil, dilbilim, edebiyat, mühendislik, yazılım ve tasarım gibi birçok farklı disiplinden bilim insanlarını bir araya getirmiş bulunuyoruz.” diye konuştu ve sempozyumda emeği geçenlere teşekkür etti.
İlk sunumu Prof. Dr. Thomas Bauer yaptı
“Dijital Akıl, Kültürel Kodlar ve Algoritmik Güç: Küresel İletişimin Yeni Paradigması” başlıklı açılış oturumu gerçekleştirildi. İlk sunumu, davetli konuşmacı Viyana Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Thomas Bauer yaptı. Bauer, medyanın iletişimsel ve toplumsal rolü üzerine düşünmek ve bilimsel çözümler üretmek için, sektörde giderek artan dijitalleşme, sanallaşma ve algoritma düzeyinin sağlam temellere dayalı biçimde değerlendirilmesini içeren bir sunum gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Thomas Bauer’e hediye takdimi yapıldı.
Prof. Dr. Küçükerdoğan, algoritmik tüketiciyi anlattı
Sempozyuma online katılan Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Küçükerdoğan ise, “Algoritmik Tüketici: Veri, Yapay Zekâ ve Yeni Nesil Marka İletişimi” konusunda sunum yaptı. Algoritmik tüketicinin, dijital platformlarda yaptığı seçimler, beğeniler, aramalar, izlemeler, tıklamalar ve satın almalar üzerinden algoritmalar tarafından analiz edilen, daha sonra bu algoritmaların sunduğu öneriler, reklamlar, sıralamalar ve kişiselleştirilmiş içerikler aracılığıyla tüketim davranışı şekillenen bireyler olduğunu söyledi.
“Markalar için algoritmik dijital çağ tüketicisiyiz.”
Çoğumuzun markalar için algoritmik dijital çağ tüketicisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Küçükerdoğan, her tıklama, izleme süresi, beğeni ve konum bilgisi platformlar tarafından kaydedilen dijital ayak izlerinin yani verilerin, yapay zekâ ve algoritmalar tarafından analiz edilerek tüketicinin ilgi alanlarının, tercihlerinin ve olası davranışlarının tahmin edildiğini, bu analizler doğrultusunda da hangi içeriklerin, reklamların ve ürünlerin tüketicinin karşısına çıkacağının algoritmik sistemler tarafından belirlendiğini örneklendirerek ayrıntılı şekilde anlattı. Avantaj ve dezavantajlarına değindi.
Prof. Dr. Gezgin: “Gazeteciliğin uzun yıllar boyunca üstlendiği ortak gündem aşınıyor.”
Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Gezgin ise, “Dijitalleşmeden Algoritmik Medyaya: Gazeteciliğin ve İletişim Eğitiminin Geleceği” konusunda sunum yaptı. Gazeteciliğin kamusal hesap sorma mesleği olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Gezgin, özetle “Bundan 30 yıl önce bir okur, sabah gazetesini açtığında ülkenin bütün gazetelerinin manşetlerinin hangi olayları öne çıkardığını birkaç dakika içinde öğrenebiliyordu. Bugün ise 2 kişinin telefonunu yan yana koyduğumuzda, sosyal medya akışlarında neredeyse hiçbir ortak başlık göremeyebiliriz. Aynı şehirde yaşayan iki yurttaş, bambaşka iki dünyada yaşıyor olabilir. Bu, gazeteciliğin uzun yıllar boyunca üstlendiği ortak gündemin aşındığı anlamına gelir. Yani gazetecilik mesleği her geçen gün yavaş yavaş bitiyor diyebilir miyiz? Peki gerçekliği kim inşa ediyor? Gerçeklik hâlâ gazeteciler tarafından mı inşa edilmektedir yoksa algoritmalar tarafından mı yeniden düzenlenmektedir? Bu sorular yalnızca mesleki bir tartışma değil, aynı zamanda derin bir felsefe ve etik meselesidir. Medyanın gerçekliği inşa etmesi yeni bir mesele değildir. Yeni olan, inşa sürecinin hızı, ölçeği, büyük ölçüde insan elinden çıkmış olmasıdır. Bugün her birimiz, başkasından farklı bir gerçekliğin içine doğmuş gibiyiz. Filtre balonları, yankı odaları, kişileştirilmiş akışlar… Eskiden insanlar farklı görüşlere sahip olabilirlerdi ama olgular ortaktı. Bugün ise olgular bile pazarlık konusudur. Bu yalnızca bir bilgi krizi değil, aynı zamanda bir ortak yaşam krizidir. Demokratik bir toplumun varlığı, ortak bir gençlik zemini üzerinde, anlaşmazlıkların müzakere edilebilmesine bağlıdır. O zemin kayganlaştığında, müzakere imkânı da maalesef ortadan kalkar.” ifadelerini kullandı.
Günümüzün iletişimcilerinin nasıl olması gerektiği anlatıldı
Prof. Dr. Gezgin, gazetecilik mesleğinde yapay zekanın avantaj ve dezavantajlarını anlattı; “İletişim eğitimi artık yalnızca yazma, anlatma, içerik üretme ve beceriyle sınırlı kalamaz. Bunlar elbette vazgeçilmezdir. Ancak bugünün iletişimcileri, algoritmik sistemleri kavramsal düzeyde anlayabilen, veri okuryazarlığına sahip, platform dinamiklerini çözümleyebilen, yapay zekâ uygulamalarını eleştirel bir mesafede değerlendirebilen ve mesleğini etik ilkelerle içselleştirmiş bireyler olmak zorundadırlar.” değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. Suat Gezgin’e hediye takdiminde bulunuldu. Toplu fotoğraf çekiminin ardından açılış programı sona erdi ve oturumlara geçildi.














































































































