https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx

    Ata tohumunun izinde: Iza buğdayı

    Üniversitemiz Mengen Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi, ASOMDER Başkanı ve Tohum Ambarı Kurucusu Berker Çiftçi, VI. Ulusal Aşçılık Kampı etkinlikleri kapsamında “Bir Buğdayın Hikayesi Iza’dan Ekmeğe” konulu konferans verdi.

    VI. Ulusal Aşçılık Kampı; ASOMDER öncülüğünde Üniversitemiz, Mengen Belediyesi ve Mengen Kaymakamlığı iş birliğinde, YÖK, Bilim İletişimi Ofisi ve Bilim Kafe desteğiyle düzenleniyor.

    Öğr. Gör. Berker Çiftçi, genetik miras ve çeşitlilik, dayanıklılık, besin değeri, sürdürülebilir tarım, kültürel ve yerel değerler açısından ele aldığı ata tohumu Iza buğdayının Mengen ayağındaki hikayesini paylaştı.

    “Tarım zehri ve gübre kullanmıyoruz.”

    Doğa, sağlık ve kültür açısından çok değerli bir miras olan Iza’nın Mengen’deki yolculuğunun nasıl başladığını anlatan Çiftçi, özetle “Seben’de Reşat Demirel’e ulaştım ve organik sertifikalı tohumları aldım. İlk ekimimizi Mengen’de 30 dönümlük alana yaptık; bugün 141 dönüme ulaştık. Şu anda 4 çiftçimizde tohumlarımız var. Tarım zehri ve gübre kullanmıyoruz. Çünkü biliyoruz ki tarım zehirleri yani pestisitler ve herbisitler sağlımıza zarar veren en temel maddeler. 1’e 10 verim alıyorum. 25 kg ekiyorum, ortalama 250 kg verim alıyorum. Hibrit türlere göre verim düşük. Çünkü 1’e 30 ya da 40 aldığımız türler var ama Mengen coğrafyasında hibritlerin dahi 1’e 10 ortalamasında olduğunu gözlemliyoruz.” diye konuştu.

    “Ata tohumları ve hibrit tohumların DNA’sı ve transferi farklılık gösteriyor.”

    Tohumların veriminin yanı sıra kalite ve sağlık yönünü de çok önemsediklerinin altını çizen Çiftçi, ata tohumları ile aynı güneş, enlem, yağış ve toprağın içerisinde olan hibrit tohumlarının pas hastalığına yakalandığını belirterek, “Peki neden biri hastalanıyor? Bu tohumlar buraya ait değil çünkü… Yazılımı, DNA’sı, transferi farklılık gösterebiliyor. Tohum Ambarı olarak tohumların veriminin yanı sıra kalite ve sağlık yönünü de çok önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.

    “Tohumlarla ilgili bilimsel çalışmalarımız devam ediyor.”

    Tarım ilacı kullanmadıklarını vurgulayan Çiftçi, Üniversitemiz Ziraat Fakültesi’nde yüksek lisans yapan öğrencimizle birlikte 500 metrekare bir alanda doğal gübre çalışmaları yaptıklarını kaydederek, özetle “Tavuk gübrelerinin kömürleştirilmiş hali üzerine bilimsel çalışma yürütüyoruz. Bilimsel verileri olumlu yönde aldığımız takdirde ekimlerimize gübre kullanarak devam edeceğiz. Ama asla tarım ilacı kullanmıyoruz. Bu buğday buna ihtiyaç duymuyor zaten. Çünkü kavuzlu bir buğday; bölgede buna kapçuk ya da kabuk ismini verirler. Bu kabuk buğdayın genetik hafızasının korunmasında önemli bir muhafaza kalkanı. Genetik korumasını en iyi sağlayan buğdayla ilgili bilimsel çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” şeklinde konuştu.

    Soru cevap bölümünün ardından ata tohumlarında bilimsel çalışma ve üretim yapan akademisyenlere ve üreticilere söz verildi.

    Konferansın ardından Öğr. Gör. Berker Çiftçi’ye Öztiryakiler A.Ş. Murahhas Üyesi Tahsin Öztiryaki tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Berker Çiftçi de ASOMDER adına Pirge Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Pirge’ye teşekkür plaketi takdim etti. Toplu fotoğraf çekiminin ardından etkinlik sona erdi.

    Mevcut makalenin kısa URL'si : https://ajanda.ibu.edu.tr/sne5
    Önceki İçerikSanat ve Etkinliklerle Bağımlılıkla Mücadele: ‘Bağımsız Gençlik’ Projesi hayata geçiriliyor
    Sonraki İçerikBu Hesapta Yoktu adlı tiyatro oyunu izleyicilerle buluştu