https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx
https://ibu.edu.tr/Website/Default.aspx

    Üniversitemizde Nevruz coşkusu

    Orta Asya’dan Balkanlar’a Türk kültürünün yaygın olduğu coğrafyalarda binlerce yıldır süregelen, doğanın uyanışı, baharın müjdeleyicisi ve kardeşliğin sembolü Nevruz Bayramı, Üniversitemizde düzenlenen renkli ve dopdolu etkinliklerle kutlandı. Farklı kültürleri bir araya getirerek baharın coşkusunu ve dostluk atmosferini güçlendiren Nevruz Bayramı programına ilgi büyük oldu.

    Üniversitemiz Bolu Halk Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi (BAMER) öncülüğünde TÖMER ve Uluslararası Öğrenciler Koordinatörlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen “Gönül Coğrafyamızda Nevruz: BAİBÜ Türk Dünyası Buluşması” etkinliği, Üniversitemiz İzzet Baysal Kültür Merkezi Mavi Salonda gerçekleştirildi.

    Etkinlik, fuaye alanında kurulan ülke stantlarının gezilmesiyle başladı. Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan, İran, Özbekistan ve Afganistan’a ait kültürel öğelerin sergilendiği stantlar beğeni topladı.

    “Türk Dünyası Nevruz Gelenekleri” bilgilendirme sergisi de büyük ilgi gördü. Nevruz Yumurtası Boyama Atölyesi’ne katılanların rengarenk boyadıkları Nevruz yumurtaları protokol üyeleri ve katılımcılara hediye edildi.

    Nevruz; birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştiren önemli bir kültürel mirastır

    Salon programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa; Vali Yardımcısı Hakkı Uzun, Rektörümüz Prof. Dr. Faruk Yiğit, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Coşkun Karaca, Prof. Dr. Ferudun Kaya ve Prof. Dr. Kaya Yıldız, Genel Sekreter Prof. Dr. Yusuf Cerit, BAMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Azize Aktaş Yasa, TÖMER Müdürü Doç. Dr. Nurettin Kartallıoğlu, Uluslararası Öğrenciler Koordinatörü Prof. Dr. Alpaslan Karabulut, akademik-idari personel, il müdürleri ve öğrenciler katıldı.

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Üniversitemiz Bilim İletişimi Ofisi ve Bilim Kafe tarafından da desteklenen programda, Nevruz’un birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştiren önemli bir kültürel miras olduğuna vurgu yapıldı.

    BAMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasa: “Nevruz, tek tip bir gelenek değildir; her coğrafyada yerel unsurlarla zenginleşerek yaşatılır.”

    Programın açılış konuşmasını BAMER Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Azize Aktaş Yasa yaptı. Nevruz’un, farklı ad ve ritüellerle kutlansa da özünde müşterek bir anlamı yansıtan, kadim bir bayram olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Yasa, “Bu ortaklık kadar dikkat çekici olan bir diğer yönü ise, barındırdığı zengin çeşitliliktir. Azerbaycan’da dört çarşamba geleneği, Kırgızlarda Sümelek etrafında şekillenen ritüeller, Kazak ve Kırgız sahasında atlı oyunlar, Afganistan’da Mezar-ı Şerif merkezli kutlamalar, Anadolu’da halk şenlikleri ve imece kültürü… Bütün bu örnekler, Nevruz’un tek tip bir gelenek olmadığını, her coğrafyada yerel unsurlarla zenginleşerek yaşatıldığını açıkça ortaya koymaktadır.” diye konuştu.

    “Nevruz; “yeniden doğuş”, “diriliş” ve “istiklal” gibi derin anlamlarla bütünleşmiştir.”

    Konuşmasında Nevruz geleneği hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Yasa, “Türk toplulukları arasında Nevruz, tarih boyunca yalnızca tabiatın uyanışını işaret eden bir dönem olarak kalmamış; aynı zamanda “yeniden doğuş”, “diriliş” ve “istiklal” gibi derin anlamlarla bütünleşmiştir. Özellikle Ergenekon Destanı ile kurulan sembolik bağ, bugünü bir kurtuluş ve yeniden var oluşun simgesi haline getirmiştir. Yine bu çerçevede, baharın gelişiyle birlikte doğanın canlanması, üretim döngüsünün başlaması ve hayatın yeniden düzenlenmesi, bu bayramın temel işlevleri arasında yer almaktadır. Bunun yanında arınma ritüelleri, paylaşım kültürü ve toplumsal dayanışma da vazgeçilmez unsurlar olarak öne çıkar.” ifadelerini kullandı.

    Bu yıl, bu derin ve anlam bakımından zengin kültürel mirastan hareketle, programı önceki yıllardan farklı bir anlayışla ele aldıklarını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Yasa, Nevruz’u yalnızca anılan bir gelenek olarak değil, Türk dünyasına yakışır şekilde, ilkbaharın gelişini ve yeniden dirilişi şenlik havası içinde, birlikte yaşayarak kutlamak amacıyla hazırladıklarını söyledi.

    “Türk Dünyası Nevruz Gelenekleri sergisi, özel bir önem taşıyor.”

    Bu bağlamda fuaye alanında yer alan ülke stantları ve “Türk Dünyası Nevruz Gelenekleri” sergisinin özel bir önem taşıdığına dikkati çeken Dr. Öğr. Üyesi Yasa, “Sergide yer alan bilgilendirme panolarında, Türk dünyasının farklı coğrafyalarında Nevruz’un nasıl adlandırıldığı, hangi ritüellerle kutlandığı ve hangi anlamlar yüklendiği ayrıntılı biçimde ortaya konulmaktadır. Bu yıl programımızın hazırlanmasında, Üniversitemiz Uluslararası Öğrenci Koordinatörlüğü ve TÖMER ile yaptığımız iş birliği önemlidir. Türk dünyasının farklı coğrafyalarından gelen öğrencilerimizin de aktif katılımıyla şekillenen bu program, yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda kültürel etkileşimin, birlikte üretmenin ve ortak değerlerde buluşmanın somut bir göstergesi olacaktır.” dedi.

    TÖMER Müdürü Doç. Dr. Kartallıoğlu: “Nevruz, ortak bir geçmişin ve ortak bir geleceğin simgesidir.”

    TÖMER Müdürü Doç. Dr. Nurettin Kartallıoğlu ise, bugün burada Türk’ün kadim tarihinin en görkemli dirilişini ve Ergenekon’dan çıkışımızın yıl dönümünü kutlamak için bir arada olduğumuzu vurgulayarak, özetle şunları söyledi:

    “Nevruz, bizler için sadece bir bahar bayramı değildir. O, demir dağları eriten iradenin, esareti kabul etmeyen asil bir kanın ve binlerce yıllık Türk töresinin gür sesidir. Orta Asya’dan Anadolu’ya, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar uzanan bu büyük coğrafyada yakılan her Nevruz ateşi, birliğimizin ve dirliğimizin sönmeyecek meşalesidir. Nevruz, birliktir. Nevruz, kardeşliktir. Nevruz, ortak bir geçmişin ve ortak bir geleceğin simgesidir. Bugün burada bir araya gelmemiz de bunun en güzel göstergesidir. Farklılıklarımızla zenginleşen, ortak değerlerde birleşen bir millet olarak, yarınlara daha güçlü adımlarla ilerlemek bizim elimizdedir. Unutmamalıyız ki güçlü bir gelecek, güçlü bir bilinçle inşa edilir. Kendi değerlerine sahip çıkan, tarihini bilen ve hedeflerini büyük tutan gençlik, bir milletin en sağlam teminatıdır. İşte Nevruz da bize tam olarak bunu hatırlatır: Her son, yeni bir başlangıçtır. Her zorluk, beraberinde bir diriliş fırsatı taşır.”

    Rektör Yiğit: “Nevruz, birlikte hareket edildiğinde nelerin başarılabileceğinin göstergesidir.”

    Rektörümüz Prof. Dr. Faruk Yiğit ise, Nevruz’un; asırlardır farklı coğrafyalarda, farklı kültürlerde barışın, dostluğun ve birlikteliğin sembolü olarak yaşatılmış köklü bir gelenek olduğunu belirterek, “Toprağın canlandığı, doğanın yeniden hayat bulduğu bu özel gün, aynı zamanda bizlere yeni başlangıçların, tazelenmenin ve geleceğe umutla bakmanın önemini hatırlatır. Nevruz, direncin ve sürekliliğin simgesidir. Yeniden ayağa kalkabilmenin ifadesidir. Birlikte hareket edildiğinde nelerin başarılabileceğinin göstergesidir.” diye konuştu.

    “Farklılıklarımızı zenginlik olarak gören büyük bir akademik aileyiz.”

    Üniversitelerin, yalnızca bilginin üretildiği yerler değil, farklı düşüncelerin bir araya geldiği, hoşgörünün, anlayışın ve ortak değerlerin güçlendiği ve aynı zamanda kültürün yaşatıldığı ve gelecek nesillere aktarıldığı önemli kurumlar olduğuna işaret eden Rektör Yiğit, Nevruz’un temsil ettiği birlik ve beraberlik ruhunun da tam olarak bu değerlerle örtüştüğünü vurgulayarak, “Bizler, farklılıklarımızı zenginlik olarak gören büyük bir akademik aileyiz.” dedi.

    “Nevruz’un ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesini temenni ediyorum.”

    Konuşmasında öğrencilere ve akademisyenlere seslenen Rektör Yiğit, “Sevgili öğrenciler; sizler bu ülkenin yarınları, bilimin ve aklın ışığında geleceği şekillendirecek bireylerisiniz. Nevruz’un getirdiği yenilenme ruhunu, hayatınızın her alanında hissederek, üretmeye, öğrenmeye ve gelişmeye devam edeceğinize yürekten inanıyorum. Değerli akademisyenlerimiz; sizlerin özverili çalışmaları, bilimsel katkıları ve yetiştirdiğiniz nesiller, toplumumuzun ilerlemesinde en büyük güvencedir. Bu anlamlı gün vesilesiyle emekleriniz için sizlere teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Nevruz’un ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    Öğrencilerimizin gösteri ve dinletileri katılımcılardan tam not aldı

    Konuşmaların ardından uluslararası öğrencilerimizin sunduğu gösteri ve dinletiler katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Program kapsamında;

    • Manas Destanı Dinletisi:Kırgızistanlı öğrenciler
    • Bahar Türküleri Dinletisi:Türk öğrenciler
    • “Kırgız Jolu” Halk Dansları Gösterisi:Kazakistanlı öğrenciler
    • “Qara Jorga” Halk Dansları Gösterisi:Kırgızistanlı öğrenciler
    • Dombra Performansı:Kazakistanlı öğrenciler
    • “Andijon Polkasi” Halk Dansları Gösterisi:Özbekistanlı öğrenciler
    • “Nevruz Şiirleri” Dinletisi:Azerbaycanlı öğrenciler
    • “Türkmen Halk Dansı” Gösterisi:Türkmenistanlı öğrenciler
    • “Trabzon Yöresi” Halk Dansları Gösterisi:Türk öğrenciler tarafından sahnelendi.

    Manas Destanı’ndan seslendirilen bölümler, farklı ülkelerden öğrencilerin halk dansları, Dombra performansı, bahar türküleri ve şiir dinletileriyle zenginleştirilen program, katılımcılardan büyük alkış aldı.

    Türk Dünyası geleneksel kıyafetleri ve bayrak sunumu ile toplu fotoğraf çekiminin ardından salon programı sona erdi.

    Açık alan etkinliklerine büyük ilgi

    Programın açık alan etkinlikleri de büyük ilgi gördü. Açık alanda gerçekleştirilen etkinliklerde geleneksel Nevruz ritüelleri sergilendi. İranlı öğrenciler Türk Dünyası Topluluğu geleneksel halk dansları gösterisi sundu. Türk Dünyası Topluluğu tarafından hazırlanan “örs üzerinde demir dövme” ve “ateşten atlama” ritüelleri gerçekleştirildi. Yumurta tokuşturma oyunu eğlenceli görüntülere sahne oldu. Özbekistanlı öğrenciler tarafından hazırlanan Özbek pilavı ikram edildi.

     

    Mevcut makalenin kısa URL'si : https://ajanda.ibu.edu.tr/brhp
    Önceki İçerikBolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı’ndan Rektörümüze ziyaret