‘Türkiye’de Mutlaka Nükleer Santraller Kurulmalı’

    Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Eğitim Fakültesi, İzzet Baysal Kültür Merkezi’nde art arda iki konferans düzenledi. İlk konferansta, son aylarda kamuoyunda sıkça tartışılan nükleer enerji konusu, ikinci konferansta ise lazerler ve uygulama alanları ele alındı. Konferansları, Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Bahar ile öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci izledi.

    Türkiye’nin Enerji Durumu ve Nükleer Enerji konusundaki ilk konferansı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Erdoğan verdi. Enerjinin iş yapma kabiliyeti olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bağımsızlığın birinci şartı ekonomik gelişmişlik, bunu gerçekleştirmenin en önemli şartlarından biri ihtiyaç duyulan miktarda enerjiye sahip olmaktır. Türkiye mutlaka nükleer santraller kurmalı ve nükleer enerjiye sahip olmalıdır. Bu konuda Cumhuriyet hükümeti olumlu bir adım atmıştır. Hiç zaman kaybedilmeden nükleer teknolojiye ayrılan para arttırılmalı, bu konuda yeterli teknik ve çağdaş bilgiye sahip elemanların yetiştirilmesi ivedelikle sağlanmalıdır.” diye konuştu.

    Gelişmiş ülkelerin tamamının nükleer enerjiden faydalandığına dikkati çeken Prof. Dr. Hasan Erdoğan, “ Peki, nükleer santrallerden neden korkuyoruz? Bunun en önemli sebebi, bilgi noksanlığı. Kaza sonucu çevreye yayılan radyasyon, nükleer santrallerden korkulmasının en önemli sebeplerinden biri. Ancak günümüz teknolojisinin güvenlik sistemleri otomatik olarak devreye girdiğinden santralin faaliyetini hemen hemen durdurmaktadır. Çernobil’deki kaza insan hatasından meydana gelmiştir. Felaketin sebebi kullanılan teknolojinin çok eski olmasıdır. Bu kazanın Türkiye’deki etkisi -ki ben orada bizzat çalıştım- bir göğüs filminin insanda bıraktığı etki kadar olmuştur. Bu TAEK’in raporunda da vardır.” ifadelerini kullandı.

    ‘En Pahalı Enerji, Olmayan Enerjidir’

    ‘En pahalı enerji, olmayan enerjidir.’ diyen Erdoğan, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu enerjiyi üretebilmesi için mutlaka nükleer santraller kurması gerektiğine dikkati çekti ve özetle “Bir nükleer santralin bugünkü teknolojiyle kaza yapma riski 10 milyonda 1’dir ki bu 2006-2007 yıllarındaki orandır. Belki şu anda bu oran 100 milyonda 1’e inmiştir. Unutmamalıyız ki ülkemizin 1960’lı yıllarda günlük elektrik talebi 10 milyon kWh iken bugün ortalama 350 milyon kWh’a ulaşmıştır. 2020 yılındaki tüketimin 500 milyar kWh olması tahmin edilmektedir.” şeklinde konuştu.

    İkinci konferansı ise Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç verdi. ‘Lazerler ve Uygulama Alanları’ konusunda ayrıntılı bilgi veren Kılıç, lazerlerin kanser hastalıklarının tedavisinde uygulanması hakkında açıklamalar yaptı. Konferansların sonunda Prof. Dr. Hasan Erdoğan ile Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç’a, Prof. Dr. Mehmet Bahar tarafından teşekkür plaketi ve çeşitli hediyeler takdim edildi.