Rektör Coşkun: “Mehmet Akif’in Düşünce Dünyasını, Evrenini Anlamak İstiyorsanız Eserlerini Okumalısınız.”

    Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde (AİBÜ) Milli Türk Talebe Birliği tarafından vefatının 79’uncu yıl dönümü dolayısıyla Mehmet Akif Ersoy’u anma paneli düzenlendi. Kongre Merkezi Yeşil salondaki panelde öğrenciler, ‘Bugünü anlamak için Akif’i okuyoruz’ başlığı altında Mehmet Akif’in yaşamı ve eserleri hakkında bilgi verdiler. Panele; Bolu Valisi Aydın Baruş, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, AİBÜ Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Gençer, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı İhsan Ağcan ile öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

    Panelin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Hayri Coşkun, gençlere ‘İmkânınız olsa evreni gezme hayaliniz olur muydu?’ diye sorduktan sonra “Aslında her insanın düşünce âlemi başka bir evren. Dolayısıyla Mehmet Akif gibi istiklâl şairimizin taşımış olduğu evren çok başka bir evren. Ve bu evreni, O’nun düşünce dünyasını anlamak istiyorsanız Mehmet Akif’in eserlerini okumalısınız ki o evrene vakıf olabilesiniz. 1000 yıllık hükümrânlık sürdüğümüz tarihimizde pek çok yazarımız, düşünürümüz, bilim insanımız, devlet adamımız, şairimiz, edebiyatçımız var. Bunların düşünce dünyalarını öğrenmeye kalktığımızda bütün bunlarla kendi evrenimizin ne kadar büyüyeceğini artık tahayyül edersiniz.” diye konuştu.

    ‘Mehmet Akif, Hayatı Şiiri Gibi Olan Tek Adam’

    Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz ise, özetle “Çanakkale şiirinde Çanakkale’de olup biteni öyle bir anlatıyor ki -kendisi Çanakkale’de değil, Türkiye’de de değil- sanki bizzat olup biteni görmüş ve o heyecanla, o manevi ruhla şiiri yazmış. Öyle bir zat ki, yazdığı şiir okunduğu zaman herkes ayağa kalkıyor. Öyle bir şair ki kendi yurdundan dışarıya gitmek zorunda bırakılıyor ve öldüğü zaman da kimseye duyurmamasına rağmen sizler gibi üniversite öğrencilerinin sahip çıktığı bir şair oluyor. Şiir önemli, zor bir iş. Hayatı da şiiri gibi olan belki tek adam diyebiliriz istiklâl şairimiz için. Allah gani gani rahmet eylesin. Allah O’nu anlayıp, O’nun gibi yaşamayı hepimize nasip etsin.” ifadelerini kullandı.

    Bolu Valisi Aydın Baruş ise, 1000 yılı aşan köklü medeniyetimizde Hoca Ahmet Yesevilerin, Hacı Bektaşi Velilerin, Hz. Mevlana’nın, Yunus Emrelerin yorumlarıyla hoşgörü, sevgi, insana saygı temelini esas alan bir anlayışa sahip olduğumuzu anlatarak, özetle “Medeniyetimiz bu anlayış üzerine yükseldi. Zor zamanlarımız da oldu. Çünkü bu kadar stratejik alana sahip bir alanda, dünyanın gözbebeği olan Anadolu’da ve çevresinde bu kadar uzun süre hüküm sürmek hiçbir devlete nasip olmamıştır. Ancak milletimiz Osmanlı’nın parçalanma döneminde çok büyük zorluklarla karşı karşıya kaldı. Hem hak ve adalet götürdüğümüz topraklar küçüldü hem de medeniyetimiz içerisinde huzurla yaşayan insanların içerisine zehir tohumları ekildi ve biz Kurtuluş Savaşı’nı yapmak zorunda kaldık. Tabii ki en ümitsiz anlarda, bu büyük medeniyetin insanlarına ilham verecek kişilerin çıkması kaçınılmazdı. İşte Mehmet Akif,  ümitsizliğe, karamsarlığa düşmüş bu milletin ruhunu tekrar ayağa kaldıran, ona ilham veren ana kaynaklardan birisidir.” diye konuştu.

    ‘Mehmet Akif, Aynı Zamanda Büyük Bir Mefkûrenin Devamı Olan Büyük Bir Düşünürdür’

    “Biz onu istiklâl şairimiz diye biliyoruz ancak Mehmet Akif sadece bir istiklâl şairi, vatan, millet şairi değil, aynı zamanda büyük bir mefkûrenin devamı olan büyük bir düşünürdür.” diyen Vali Baruş, özetle “O’nun şiirlerine baktığımız zaman geleceği kurtaracak olan gençliğin hangi gençlik olduğunu ifade eden son derece veciz ifadeler buluruz. Çanakkale şehitlerine yazdığı o muntazam ve muazzam şiirde kendisinin de ifade ettiği gibi ‘Asım’ın Nesli diyordum gerçek, çiğnetmedi yurdunu çiğnetmeyecek’ ifadelerinde hayalindeki gelecek Türkiyesi’ndeki neslin hangi nesil olduğunu veciz bir şekilde ifade etmiştir. İşte bu nesil burada bulunan nesildir.” şeklinde konuştu.

    Açılış konuşmalarının ardından Milli Türk Talebe Birliği’nden öğrenciler Hayrettin Özden, Ahmet Özdemir, Muhammed Fatih Yazıcıol, Osman Aydoğan, Mücahit Çelik, Eda Çalışkan, Kübra Akgün, Esra Gökgez ve Şeyda Karakoç, Mehmet Akif’i anlattılar.