“Bolu’nun Endemik ve Nadir Bitkileri” Kitabı Yayınlandı

Bolu’nun Endemik ve Nadir Bitkileri” adlı kitap, Bolu Belediyesi ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) işbirliği ile gerçekleşen “Bolu İlinin Endemik Bitkilerinin Tespiti ve Endemik Bitkiler Doğal Gen Bahçesinin Oluşturulması” adlı proje kapsamında yayınlandı.

Projede bitkilerin öncelikle çiçeklenme ve meyvelenme dönemleri takip edilerek 2015-2018 yılları arasında Bolu ilinin tamamında arazi çalışmaları gerçekleştirildi ve 2610 canlı bitki örneği toplandı. Daha sonra bitki örnekleri Herbaryum (bitki müzesi) usullerine göre kurutuldu ve BAİBÜ Bitki üzesinde depolandı. Bu çalışmanın sonucunda tespit edilen 178’i endemik ve 17’si nadir olmak üzere toplam 195 bitki türü fotoğraflarına ve bilgilerine bu kitapta yer verildi. Yazarları BAİBÜ Biyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. İsmail Eker, yüksek lisans öğrencisi Aydın Çelik ve lisans mezunu Ayşe Kaya ile Bolu Belediyesi’nden Ziraat Mühendisi Aylin Aydın olan kitapta ayrıca,  bitkinin dış görünüşü, çiçek, yaprak, meyve gibi özellikleri ile ülkemizdeki yayılış alanları, yaşam ortamları ve çiçeklenme dönemlerine yönelik bilgiler verildi. Betimlerde bitkilerin varsa ticari, tıbbi, etnobotanik, tarihi ve mitolojik özellikleri hakkında kısa bilgiler de yer aldı. Dünyada yalnızca Bolu’da yayılışı olan nokta endemikler “Abant çiğdemi”, “Alaçiğdem”, “Abant yıldızı”, “Kartal kangalı”, “Bolu şebnemlisi”, “Abanttarlakuşu” ve “Bolu gökçesi” gibi bitki türleri de bu eserde yer aldı.

Kitapla ilgili bilgiler  veren Doç. Dr İsmail Eker, “Doğal güzellikleriyle ülkemizin en özel illerinden biri konumunda olan Bolu’nun %65’i ormanlık alanlardan oluşmaktadır ve tarım alanları fazla değildir. Dolayısıyla Bolu ilinin geleceğinde ekoturizm önemli bir rol oynayacaktır. Dünyada “Marka şehir” olmak amacıyla birçok il sahip olduğu kültürel değerlerin yanında tabiat varlıklarını da ön plana çıkararak markalaşma yoluna gitmektedir. Diğer taraftan, son yıllarda dünyada bitki gen kaynaklarının korunması ve akılcı kullanımına ilişkin çalışmalar artmaktadır. Korumanın yolu ise öncelikle var olanı tespitten ve onu tanıtmaktan geçmektedir. Bu çalışma ile biyolojik zenginliklerimizin tespit edilip korunmasına katkı verilmesinin yanında elde edilen veriler bu konuda çalışan ilgili kurum ve kuruluşlara kaynak oluşturacaktır.” şeklinde konuştu.