BAİBÜ’lü Akademisyene Uluslararası Seramik Yarışmasından Ödül

    Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü öğretim elemanlarından Arş. Gör. Dr. Emre Can, özgün bir teknik kullanarak ürettiği “Ortadoğu’da Kahvaltı” isimli eseriyle, Çin’de düzenlenen uluslararası seramik yarışmasında “Excellence Prize” ödülüne layık görüldü.

    Çin’de Quanzhou Porcelain Road Art Development Center tarafından “Blanc de Chine International Ceramic Art Award” adlı uluslararası seramik yarışmasının ikincisi gerçekleştirildi. 40 ülkeden 569 seramik sanatçısının katıldığı yarışmada, ödül almaya hak kazanan 10 eserden biri, üniversitemizde akademisyenlerinden Seramik Sanatçısı Dr. Emre Can’ın çalışması oldu.

    Çin ve Fransa ortaklığında gerçekleştirilen uluslararası yarışma hakkında değerlendirmelerde bulunan Dr. Emre Can, Japonya ve Güney Kore’deki daha köklü uluslararası seramik yarışmaları ile rekabet etmek için, Çin tarafından organize edilen yarışmanın, ilk kez 2017 yılında gerçekleştirildiğini söyledi.

    Çin uluslararası seramik yarışmasında, Çin porselenlerine dikkat çekilmesi amacıyla, aynı zamanda porselen eserlerin de yer aldığını vurgulayan Dr. Emre Can, yarışmada, eserlerin yarısının porselen olması zorunluluğu olduğunu belirtti.

    “Ortadoğu’da Kahvaltı Eserinde, Konu ve Teknik Birbirini Tamamladı”

    3 boyutlu yazıcı kullanarak şekil verdiği “Ortadoğu’da Kahvaltı” isimli çalışmasının, özellikle özgün tekniğinden dolayı ödüle layık görüldüğünü vurgulayan Dr. Emre Can, “3 boyutlu yazıcı kullanarak sanatsal formlar üretiyorum. Dünyada bu şekilde üretim yapan sanatçı sayısı çok az. Yarışmalarda ödül almasının sebeplerinden biri de, kullanmış olduğum bu yeni ve özgün şekillendirme tekniği. Ortadoğu’da Kahvaltı da bölgedeki savaşların bir yansıması aslında. Konu ve teknik birbiriyle çok uyuştuğu için güzel bir eser ortaya çıktığını söyleyebilirim.” diye konuştu.

    Yarışmada, 569 seramik sanatçısının çalışmaları arasından, ön elemeyi geçen 100 eserin jüri değerlendirmesinin, Çin’de gerçekleştirildiğini kaydeden Dr. Emre Can, Fransa’daki Nice Opera binasında düzenlenen ödül töreninde; 1 birincilik, 2 ikincilik ve 2 üçüncülük ödülü verilirken, aralarında kendi eserinin de yer aldığı 5 çalışmanın “Excellence Prize” ödülüne değer bulunduğunu söyledi. Ödül almaya hak kazanan toplam 10 eserin, Fransa’nın Nice kentinde bulunan Musee Massena’da sergilendiğini sözlerine ekledi.

    Dr. Emre Can, ülkemizde yapılan en önemli yarışmalardan biri olan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından geçen yıl Ressam Mihri Müşfik anısına düzenlenen 74. Devlet Resim ve Heykel Yarışması’nda “Başarı Ödülü”ne layık görülmüştü. Sanatçı, önümüzdeki günlerde ise Avrupa’da yeni bir ödül almanın heyecanını yaşayacak.

    Dekan Yavuz: “Aldığı ödül ile Ülkemiz ve Üniversitemiz adına gurur duyduk”

    Üniversitemiz öğretim elemanı Dr. Emre Can’ın seramik sanatına yaptığı katkılar hakkında değerlendirmelerde bulunan Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz ise, özetle şunları kaydetti:

    “Emre Bey’e ilk ödül, Kültür Bakanlığı’ndan geldi. Kültür Bakanlığı’nın Emre Bey’in eserini ödüle layık görmesi ve arkasından koleksiyonuna dahil etmesi, üniversitemiz ve özellikle Güzel Sanatlar Fakültesi için fevkalade büyük mutluluk oldu, gurur duyduk. Çin’deki uluslararası yarışmadan almış olduğu ödül de bizleri çok sevindirdi. Bu önemli yarışmalarda alınan dereceler, hem üniversitemizin hem de ülkemizin adının yurt dışındaki sanat çevrelerinde duyulmasını sağlaması açısından, hem de Türk sanatı açısından çok mühim diye düşünüyorum. Sanatçılarımızın her zaman desteklenmesi gerekiyor. Sanat ve sanatçı desteklenmeden, o ülkede kültür ve medeniyet oluşmamıştır. Destek verildiği sürece her dönem öne çıkacak sanatçılar olacaktır. Emre Bey de onlardan biri. Henüz yolun başındayken sanat yaşamına 3 ödül sığdırması, ileriye dönük olumlu işaretler veriyor. Biz de üniversite ve fakülte olarak, her türlü desteği hem kendisine hem de sanatçılarımıza vermeye hazırız. Ben, Türk sanatı ve sanatçısının uluslararası alanda tanıtılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Aynı Osmanlı sanatı ve erken Cumhuriyet dönemi sanatı kavramlarının dünyada şu andaki yeri gibi. Bu tür çalışmalarla bunu yapabileceğimize inanıyorum.”