BAİBÜ ve AFAD Arasında Afetlere Karşı Ortak Hazırlık Protokolü İmzalandı

    Toplumda afet farkındalığının geliştirilmesi, afet riskinin azaltılması ve afet öncesi önlem alınması amacıyla, İçişleri Bakanlığı tarafından ilan edilen 2021 Türkiye Afet Eğitim Yılı çalışmaları kapsamında, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) ile Bolu Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) arasında karşılıklı eğitim ve iş birliği protokolü imzalandı.

    Protokolle, Bolu Valiliği koordinesinde, Üniversitemiz ve AFAD tarafından ortaklaşa düzenlenecek afetlerde arama, kurtarma ve yardım faaliyetleri, eğitim ve tatbikatlar, afet başlıklı kongre, çalıştay ve benzeri etkinliklerle, Üniversite personeli ve öğrencilerine yönelik eğitim ve diğer faaliyet çalışmaları planlanacak; afet eğitimi verilecek ve personelin, vatandaşların afetlere karşı bilinçlendirilmesinde görev almaları sağlanacak.

    İzzet Baysal Kültür Merkezi Mavi Salonda, Üniversitemiz Senato Toplantısı öncesinde gerçekleştirilen protokol imza törenine, Bolu Valisi Ahmet Ümit, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, Bolu AFAD İl Müdürü Cengiz Çavuş ve Üniversitemiz Senato Üyeleri katıldılar.

    Törende ilk olarak AFAD İl Müdürü Cengiz Çavuş, Bolu afetselliği ve il genelinde Üniversitemizle yapılacak çalışmalar hakkında, yıllara göre Bolu’daki afetler, Kuzey Anadolu fay hattı ve Bolu’nun konumu, afete dirençli yapılar ve kentsel dönüşüm, aile planı, afet acil durum çantası, doğal afet sigortaları (DASK), evdeki riskler, çök-kapan-tutun, tahliye öncesi hazırlık, toplanma ve barınma alanları başlıklarında sunum yaptı.

    25 Bin Kişiye Afet Eğitimi Verilecek

    Çavuş, doğal afet sigortasına (DASK) katılım açısından Bolu’nun Türkiye’de 4’üncü sırada olduğunu, nüfusa oranla ise, yüzde 94,4 ile Türkiye genelinde 1’inci sırada yer aldığını söyledi. Bolu’da 40 toplanma alanı bulunduğunu kaydeden Çavuş, afet sonrası tahliye çalışmalarının tümünün büyük oranda tamamlandığını vurguladı. Üniversiteyle yapılacak çalışmalar kapsamında AFAD Öğrenci Topluluğu kurmayı ve 25 bini aşkın öğrenci ve personele afet eğitimi vermeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.

    Törenin açılış konuşmasını BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı yaptı. Rektör Alişarlı, “İlimiz ve ülkemiz için önemi büyük olan afetler ve deprem gerçeği hakkında yapılması gerekenlerin ele alınacağı hazırlıklarla ilgili halkımızı aydınlatmak amacıyla Senato’da gündem öncesinde bu önemli konunun ele alınmasını ve değerlendirilmesini istedik. Bunlarla ilgili Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğümüz bizlere bir sunum yaptılar. Sonrasında bu tür çalışmalarda ne tür iş birlikleri yapılır, karşılıklı olarak birbirimize nasıl destek veririz? Bu konu başlıkları altında bir protokol imzalayacağız.” dedi ve programın içeriği hakkında bilgi verdi.

    Rektör Alişarlı: “Afetlere Ne Kadar Hazırlıklı İsek, O Kadar Başarılı Mücadele Vermiş Oluruz.”

    “Bir söz vardır, bütün devletler kurtuluş başarısını bu ibretlik sözde bulur: ‘Şayet barış istiyorsan, savaşa hazır ol.’ diyen Rektör Alişarlı, “Sayın Valimin, bu protokol çerçevesinde ve AFAD programı kapsamında birazdan yapacağı değerlendirme, bu söze ışık tutacaktır. Çünkü hakikaten savaş illa topla tüfekle olmuyor; bunun birçok metodu, yöntemi var. Bu afetlere biz ne kadar hazırlıklı oluyor isek, o derece başarılı bir mücadele vermiş oluyoruz. Toplantımızın ilk başlıkları da bunlar olacak.” diye konuştu.

    Protokol imza töreni sonrasında gerçekleştirilecek Senato gündemi hakkında da bilgi veren Rektör Alişarlı, “Kamil hocam ve Arzu hocam, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’nin üniversitemiz özelinde Üni-Veri ve Kamu-Veri çalışmalarını, Senato gündeminde değerlendirecekler. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi, bu çalışmayı tüm üniversiteler için yapıyor. Biz, bugünkü toplantımızda, kendi üniversitemizle ilgili sonuçları değerlendireceğiz. Bu çalışmanın, zayıf ve güçlü yönlerimizi gösteren çok önemli sonuçları var. Bu toplantıda, özellikle zayıf yönlerimizi ön plana çıkararak, hangi tedbirleri almamız gerekiyor, bunları görüşeceğiz.” dedi.

    Bolu Valisi Ahmet Ümit ise, “İnsanlar için sağlıktan sonra en önemli ihtiyaç güvenliktir. Çünkü, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir yerde, insanın huzurlu olması beklenemez. Güvenlik için toplumlar oluşmuş, devletler kurulmuş, devletlere insanın ve toplumun güvenlik ihtiyacının karşılanması sorumluluğu verilmiş. Aynı zamanda, her insan kendi güvenliği için, kendisine düşen tedbirleri de alma ihtiyacını hissetmektedir. Kısacası hem bireysel, hem toplumsal, hem de siyasal anlamda güvenlik önlemleri alma sorumluluğumuz var. Bütün bunlarla beraber insanların her gün birlikte yaşadığı ve dolayısıyla adeta görmeyi, hissetmeyi, düşünmeyi unuttuğu tehlikeler vardır. Bunlar afetlerdir.” dedi.

    Vali Ümit: “Ne Yazık Ki Ülkemiz, Dünyanın En Önemli Deprem Kuşakları Üzerinde Bulunmakta.”

    Tarih boyunca insanları en çok korkutanın, nerede ve ne zaman geleceği hiç bilinmeyen yer sarsıntıları depremler olduğunu vurgulayan Vali Ümit, “Ülkemiz deprem kuşağı üzerinde yer alıyor. Ülkemizin yüzde 92’si deprem kuşağında, nüfusumuzun yüzde 95’i deprem tehlikesi altında, büyük sanayi merkezlerimizin yüzde 98’i ve barajlarımızın yüzde 93’ü deprem bölgesinde bulunmaktadır. Ne yazık ki ülkemiz, dünyanın en önemli deprem kuşakları üzerinde bulunmaktadır. İlimiz de Kuzey Anadolu fay hattının üzerinde yer almaktadır. Deprem ekonomik, sosyal ve psikolojik yönden insanın hayatında çok ciddi etkiler bırakan, nihayetinde de çok sayıda can kayıplarına veya kalıcı hasarlara sebep olan, insana maddi ve manevi zararlar veren, gönüllere acılar bırakan doğal bir gerçektir. Depremle yaşamayı bilmek durumundayız” diye konuştu.

    12 Kasım 1999’da, Düzce merkezli meydana gelen depremde, ilimizde de 48 vatandaşımızı kaybettiğimizi, 353 vatandaşımızın da yaralandığını belirten Vali Ümit, “Halen daha bu ve benzeri depremlerin acı hatıraları yüreğimizde yerini korumaktadır. Sonuç olarak deprem kaçınılmaz bir gerçektir. Ne yazık ki ilimiz genelinde, deprem mevzuatına uygun olmayan önemli sayıda yapı bulunmaktadır.” dedi.

    Vali Ümit, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’nun öncülüğünde, 2020 yılı ‘Depreme Hazırlık Yılı’, 2021 yılı ise ‘Afet Eğitim Yılı’  olarak ilan edildi. Bu çerçevede çeşitli projeler yapılmış veya yapılacaktır. Bunlardan bir tanesi İRAP’tır. İRAP kapsamında, İçişleri Bakanlığımızca 2 bin 500’ün üzerinde eğitimci yetiştirilecek ve bu eğitimciler vasıtasıyla 51 milyon kişiye afet bilinci eğitimi verilecek. İl Afet Risk Azaltma Planı’nın amacı, afetler olmadan yapılacak çalışmalar ve işlemler ile sorumluları tanımlamak, muhtemel afetlerin etkilerini ve bu etkileri azaltmanın yollarını anlatmak, ‘Deprem olursa ne yapmalı’ endişesinden çok ‘Deprem olmadan ne yapalım’ bilincini, ‘Yara sarma değil yara almama’ şuurunu vatandaşlarımıza yerleştirmek, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır.

    “Depreme Karşı En Üst Seviyede Tedbirleri Bilimsel Rehberlikle Yapabilmek İçin Üniversitemizle Protokol İmzalıyoruz.”

    Bu noktada tüm kurumlarımızın önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Bütün kurumlarımızla koordineli bir şekilde bu çalışmalar yürütülmektedir ve yürütülecektir. Deprem esnasında birçok basit olaylardan dolayı can kayıpları ve yaralanmalar yaşanıyor. Depreme karşı duyarlı olmalıyız, riskleri azaltmalıyız, en üst seviyede tedbirleri almalıyız. Bunları da bilimsel rehberliklerle yapalım ki etkili olsun. Üniversitemizin hem akademisyen hem de öğrencileri tarafından projelere katılmalarını bekliyoruz. Bu amaçla üniversitemizle bir protokol imzalayacağız.

    Deprem olursa ne yapacağız değil, deprem olmadan ne yapalım diye üniversitemizin değerli akademisyenlerine danışacağız, istişareler edeceğiz. Üniversitemizin katkılarıyla hem değerli akademisyenlerimizle hem de öğrencilerimizle toplumumuzu depreme karşı bilinçlendirme sorumluluğumuzu yerine getirmiş olacağımızı düşünüyorum. Şimdiden Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitemizin Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı’nın şahsında, emeği geçecek olan tüm akademisyenlerimize, görevli arkadaşlarımıza, öğrencilerimize gönülden teşekkür ediyorum.

    Temennimiz depremlerin olmaması, ama olacaksa da hiçbir maddi ve manevi zararının olmaması ve can kaybının yaşanmamasıdır. Çünkü geçmiş depremlerde yaşadığımız acıları maalesef yüreğimizin derinliklerinde hissetmeye devam ediyoruz. Rabbim ilimizi, ülkemizi, insanlığı afetlerden muhafaza eylesin.”

    Vali Ümit, Bolu’daki Salgın Sürecini Değerlendirdi

    Konuşmasında Koronavirüs salgın süreci ve ilimizdeki son durum hakkında da değerlendirmelerde bulunan Vali Ümit, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Sağlık Bakanımızın organizesinde, İçişleri Bakanımızın desteğiyle, bilim kurulu ve Cumhurbaşkanlığı kabinesinin tavsiyeleri doğrultusunda, ülke genelinde ve Valiliğimizin koordinesinde il genelinde, Rektör hocam, hem pandemi, hem hıfzıssıhha, hem de güvenlik kurullarıyla, 1 senedir koronavirüsle mücadele noktasında birlikte çalışıyoruz.” hatırlatması yaptı.

    Son 1 yılda ülkemizde yaşananlar ve alınan tedbirleri değerlendiren Vali Ümit, “Son 1 yıl içerisinde Bolu Valiliği olarak, ülke genelinde birçok tedbirleri ilk biz uyguladık. HES kodu, maske takma zorunluluğu, test uygulaması gibi. Yıl içerisinde her gün 500’den az test yapmadık. Günlük 500 ila 1500-2000 arası test yaptık. 315 bin nüfuslu bir il için günlük bu rakam, genel uygulamaya baktığımızda yüksek bir test oranı. Yani yapmış olduğumuz test sayısı, Türkiye ortalamasının üzerinde. Bunun yanında denetimleri de gerçekleştirdik ve mümkün olduğunca bu denetimlere bizzat katıldık. Denetimlerde maksadımız hiçbir zaman ceza yazmak olmadı. Şunu da ifade etmek istiyorum, ülkemiz genelinde en az ceza yazan illerden biri olduk.” şeklinde konuştu.

    “Bugüne Kadar 46 Bin Kişiyi Aşıladık.”

    İlimizdeki aşılama süreci hakkında da bilgi veren Vali Ümit, “Ocak ayında başlayan aşılama kapsamında bugüne kadar ilimizde 46 bin kişiyi aşıladık. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hedef 60 bin kişiydi. Aşılama açısından da ilk 10 içinde yer alıyoruz şu anda. Başarılı bir mücadele veriyoruz. 1 Mart’tan itibaren kontrollü normalleşme başladı, bu tarihten itibaren denetimlerin şekli biraz değiştirildi. Yarından itibaren tematik denetimlere başlıyoruz. 653 ekibimiz tarafından, 2009 personel denetimlerini sürdürüyor. Her sivil toplum kuruluşunun, kendi denetim kurullarını oluşturmasını sağladık ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üzülerek söylüyorum, yaptığımız çalışmada gördük ki; virüs, yüzde 92 ile en çok il dışından gelenlerden bulaşıyor. Yüzde 80 komşuluk faaliyetleri ve ziyaretler sırasında bulaşıyor. Hedefimiz tabii bir an önce mavi kategoriye geçmek hem il hem ülke olarak.” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından, afetleri önleme, afetlere hazırlık, arama-kurtarma ve yardım faaliyetlerinde eğitim ve iş birliği çalışmalarını kapsayan protokol metni, Bolu Valisi Ahmet Ümit, BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı ve Bolu AFAD İl Müdürü Cengiz Çavuş tarafından imzalandı.

    BAİBÜ ve AFAD Arasındaki İş Birliği Protokolünün Kapsamı

    Protokol kapsamında, afetlerin önlenmesi ve afetlere hazırlık konularında, akademik ve idari personel ile öğrencilere hizmet içi eğitim verilmesi planlanıyor. Hem ülkemizin hem Bolu’nun deprem kuşağında yer alması, bunun yanı sıra sel, çığ, toprak kayması gibi meydana gelebilecek diğer afetlere hazırlıklı olmak amacıyla Üniversitemizde “Afet” başlıklı kongre, seminer, çalıştay gibi etkinlikler düzenlenecek; arama-kurtarma ve yardım faaliyetleri, eğitim ve tatbikatlar gerçekleştirilecek.

    Üniversitemiz akademik ve idari personeli ile öğrencilerine öncelikle, afet anında yaşamsal olarak nelere dikkat etmeleri, nasıl önlemler almaları gerektiği ve afetlere hazır olma bilincinin yükseltilmesine yönelik olarak Afet Farkındalık Eğitimleri, KBRN Eğitimleri, Yangın Eğitimi ve Söndürme Takbikatları ve personele çadır kurma eğitimleri verilecek.

    AFAD Gönüllülük Sistemi hakkında bilgi ve tanıtım etkinlikleri için stant kurulacak. Eğitim faaliyetleri ve çalışmalar, pandemi koşulları göz önünde bulundurularak, uygun fiziki ortamlarda veya çevrim içi olarak belirlenecek programlar çerçevesinde yürütülecek.