‘Akif’e Vefa Borcumuzu Ödememiz Gerekiyor’

    Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, doğumunun 142’nci yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde (AİBÜ) düzenlenen programda anıldı. Öğrenci Konseyi’nin düzenlediği programda Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cevdet Şanlı, ‘Mehmet Akif ve Gençlik’; AİBÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halit Karatay ise ‘ Asım’ın Nesli ve Karakter Özellikleri’ başlıkları altında Mehmet Akif’i ve sanatını ne kadar anladığımızı ele aldılar.

    Programda ilk sunumu yapan Yrd. Doç. Dr. Şanlı, Akif’i iyi tanıyabilmek için diline vakıf olmak gerektiğini vurgulayarak, yeni neslin bu dili anlamamasının problem olduğunu söyledi. Şanlı, özetle “O’nun dilini hayatından, inancından, fikri şahsiyetinden ayrı düşünmek imkânsızdır. Dilinin en açık özelliği sade ve tabii olmasıdır. Bugün bize ağır gelse de şiirinde kullandığı dil edebi Türkçedir. Halkın günlük hayatını yansıtan Türkçedir. Akif, sade söylüyordu. Ancak bu alelâde ve laubali değildi. Üslubu çok seslidir. Akif’i tanımak, anlamak ve gelecek nesillere O’nu benimsetmek istiyorsak onun eserini günümüze taşımak, eserinden hareket etmek mecburiyetindeyiz. Akif’e vefa borcumuzu ödemek, Asım’ın neslini yetiştirmek istiyorsak gençlerimize O’nu sevdirmenin yolunu bulmamız gerekiyor.” diye konuştu.

    ‘Akif, Bütün Milletin Şairi Olmuştur’

    Mehmet Akif’in sanatı hakkında da bilgi veren Şanlı, “Akif, toplumcu bir şairdir. Toplumun yaralarını, problemlerini şiiriyle insanlara anlatır. Akif,  gerçekçi ve bütün millete hitap eden milli bir şairdir. Milletin gerçeğini milletin arasında dolaşarak kâh kahvehanede kâh sokakta kâh camide bulunarak kavramıştır. Akif’in yaşadığı coğrafyada 1876’dan itibaren 1923’e kadar savaş vardır. Bu manzaraları görerek haykırmıştır. Bu şekilde ümitsizliğe kapılmış milletin kendine gelmesi için haykırmaktadır. Akif sadece dili sayesinde değil, düşüncesi, imanı ve heyecanıyla da yüzde yüz milli olduğu için bütün milletin şairi olmuştur.” dedi.

    Doç. Dr. Halit Karatay ise, karakteri oluşturan değerlerin toplamına fazilet veya erdem dendiğini ifade ederek, “Mehmet Akif’te bu kişiyi, bu karakteri Asım’da buluyor. Bu dönem aydınlar, özellikle iyi bir karakter yetiştirilmediğinden dem vuruyorlar ve çözümün iyi nesiller yetiştirmek olduğuna karar veriyorlar. İmparatorluğun ıslahı, medeniyette özellikle fen alanında, idari anlamda geri kalmışlığın reçetesini Mehmet Akif, iki temel değerde görüyor. Biri marifet yani bilgi, ikincisi de fazilet yani erdemdir. Mehmet Akif, imparatorluğun kurtuluşunu, yeniden yükselmeyi kendi öz değerlerinde arıyor.” şeklinde konuştu. Programın sonunda iki akademisyene Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Gençer tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Program öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.