Ahilik ve Halk Kültürü, BAMER’in Mudurnu’da Düzenlediği Sempozyumda Konuşuldu

    Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bolu Halk Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi (BAMER) tarafından 21-22 Eylül 2018 tarihlerinde Mudurnu’da “Uluslararası Mudurnu Araştırmaları Ahilik ve Halk Kültürü Sempozyumu” düzenlendi.

    Mudurnu Atatürk Meydanı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyumun açılışına, Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Merkez Valisi Enis Yeter, BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, Mudurnu Kaymakamı Mustafa Duruk, Göynük Kaymakamı Eyyüp Güngör, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Emine Davarcıoğlu, Mudurnu Belediye Başkanı Mehmet İnegöl, ulusal ve uluslararası bilim insanları, siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ve Mudurnulular katıldı.

    Mudurnu Kaymakamlığı ve Mudurnu Belediyesi’nin de destek verdiği sempozyumun açılışında konuşan ICOMOS Türkiye Milli Komitesi 2. Başkanı Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, 100’den fazla ülkede koruma alanında çalışan uzmanların ICOMOS’un etkinliklerine ulusal komiteleri aracılığıyla katkıda bulunduğunu belirterek, “Zengin bir kültür mirasına sahip olan ülkemizde koruma konusunda milli birikimin ve duyarlılığın artırılması önem taşımaktadır. Bu yıl Mudurnu’nun dünya mirası adaylığı değerlendirmeye alınmıştır. Mudurnu, yaşayan kültürünü sürdürme yolunda ciddi çaba göstermektedir. Bu çabaları takdirle karşılıyor ve koruma alanına desteklerin artarak devamını diliyoruz. Umarız Mudurnu’nun somut ve somut olmayan mirası uluslararası düzeyde de tanınır ve takdir görür.” dedi.

    Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Emine Davarcıoğlu ise, “Mudurnu, tarihi kentsel dokusunu olduğu kadar gelenek-görenekleri ve halk kültürünü koruyup günümüze ulaştırmayı başaran bir ilçemiz. Mudurnu’muz 7 asrı aşkın bir süredir devam eden Ahilik kültürünü dünyaya duyurma yolunda attığı önemli adımlarla bizler için büyük bir gurur kaynağı. İlçemizin 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmasını, tarihi Ahi kenti Mudurnu olarak anılmasını sağlayan Ahilik geleneğidir. Kardeşlik, dostluk, yardımlaşma, birlik, beraberlik, iş ve ahlak temelinde kurulan bu yapıdan 700 yıl sonra bugün bile çıkarılabilecek birçok ders var. Sempozyumun ilçemizin tarihi ve kültürel zenginliğini sürdürme ve bilim dünyasına tanıtma, düzenlenecek nice bilimsel etkinliğe öncülük etme noktasında son derece faydalı ve verimli olacağına inanıyorum.” diye konuştu.

    “Türkiye’nin İlk Ahisi, Mudurnu’dan Seçilmiştir”  

    Mudurnu Belediye Başkanı Mehmet İnegöl ise yaptığı konuşmada, Ahilik kültürü ve tarihini anlatarak, özetle “Ahiliğin temel kuralı, alın teriyle geçinmektir. Meslek kurallarına uymayan üyeler yalnızca teşkilattan çıkarılmakla kalmaz, mesleklerini bulundukları bölgede bir daha yapamazlar. İlçemiz Mudurnu’da ise yüzyıllardır devam eden bir Ahilik geleneği yaşatılmaktadır. Esnaf duası da Ahilik geleneklerinden biridir. 2009 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye’de yılın Ahisi yarışmasında Cumhuriyet tarihinin ilk Ahisi de yine Mudurnu’dan rahmetli Hacı Mehmet Şenkaya büyüğümüz seçilmiştir.” dedi.

    Mudurnu Kaymakamı Mustafa Duruk ise, özetle “Yaklaşık 750 yıllık geçmişi olan Ahilik, çalışma kültürümüz ve toplum yapımızın temel felsefesini oluşturmaktadır. Kapitalizmin olmadığı, Ahilik düzeninin olduğu bir dünya düzeninin kurulabilmesi için bu çalışmayı yapan Rektörlüğümüze ve sempozyuma emeği geçen hocalarımıza teşekkür ediyoruz.” dedi.

    “Ahilik Geleneğini Ne Kadar Güçlü Tutarsak, Geleceğe O Kadar Güvenle Bakarız”

    BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı ise yaptığı konuşmada, sempozyumu, halk kültürü ve yerel tarih araştırmaları açısından çok önemli bulduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Geçmişimizin kilometre taşlarından biri olan Ahilik teşkilatı, günümüzün esnaf birlikleri ve meslek odalarının da temelini oluşturmuştur. Sahip oldukları iş ahlakı ve çalışma disipliniyle esnaf ve sanatkarlarımız bu güçlü mirası evrensel değerlerle bütünleştirerek yüzyıllardır medeniyetimizin ilerlemesine ve ülkemizin kalkınmasına önemli katkılar sağlamaktadırlar. Bugün de bu yapıyı ne kadar güçlü tutarsak ve gelecek nesillere aktarabilirsek geleceğe de o denli güvenle bakarız. Ahi, sadece işini yapan, üreten, sanatını icra eden kişi değildir. Aynı zamanda yeri geldiğinde ülkesi ve milleti için malıyla, canıyla, yüreğiyle mücadele eden kişidir. Çalışan, üreten, inançlı esnaf, sanatkar ve tüccarımız aynı zamanda bu ülkenin teminatıdır. Toplumsal dayanışmanın, yardımlaşmanın öne çıktığı Ahiliğin, Selçuklu ve Osmanlı devletlerinde de olduğu gibi, devletin ana omurgası olduğunu görmekteyiz. Bu açıdan Ahilik kültürünü yaşatan ve nice yüzyıllarca yaşatılmasına katkı sağlayan herkese ve özellikle Ahilik geleneğini yüzyıllardır çok güzel şekilde yaşatan Mudurnu halkı ve esnafına teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz.”

    Rektör Alişarlı, özetle “Bizim inancımızda ümitsizliğe yer yoktur. 1000 yıldır geleneğimizle adeta yoğurduğumuz bu topraklarda ne zaman zor bir döneme girilse, Ahiler en önde “Biz buradayız” diyerek zorluktan kurtulmaya öncülük etmişlerdir. Bugün de aynı şekilde müteşebbislerimizin yaşanan zorlukları aşmak için yaptıkları öncülük ve fedakarlıklara şahitlik ediyoruz. Bu vesileyle bir kez daha bu aziz millet için taş üstüne taş koyan, can veren herkesten Allah razı olsun diyoruz. BAİBÜ olarak her alanda bölgesel çalışmalara, ilmi yönden katkı vermeyi sürdürüyoruz. İki gün boyunca burada sürecek Ahilik sempozyumunu bu açıdan çok önemli görüyor ve bu sempozyumun sonuçları itibariyle Mudurnumuzun UNESCO kültürel miras listesine kalıcı olarak katılmasına önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Kısa adı BAMER olan Bolu Halk Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni de yapmış olduğu çalışmalardan ötürü tebrik ediyorum. Daha önce Gerede ve Seben’le bugün de Mudurnu ile alakalı çok önemli çalışmalara imza atıyorlar. BAMER bünyesinde yapılan bu tür ilmi çalışmalar daha sonra bir kitapçık olarak yayınlanıyor ve akademik literatüre kazandırılarak tüm bilim insanlarının istifadesine sunuluyor. Böylelikle Bolu’nun farklı yönlerden tanıtımına katkı sağlanıyor. BAMER’i ve değerli hocamız Azize Yasa’yı yaptığı bu çalışmalardan dolayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

    “Sempozyumun, Ahilik Kültürünün Zenginleşmesine Büyük Bir Hizmette Bulunacağına İnanıyorum”

    Rektör Alişarlı, sözlerini “Kurumlarımızın birlikteliği ile daha da anlamlı hale gelen Ahilik sempozyumunun şehrimize, Ahilik kültürünün zenginleşmesine büyük bir hizmette bulunacağına inanıyorum. ‘Her sabah besmeleyle açılıyor dükkanımız, Ahi Evrandır dahi pirimiz, üstadımız…’ Bu duygular içerisinde sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” diyerek tamamladı.

    Açılış konuşmalarının ardından Mudurnu’nun yerel kıyafetlerinin sergilendiği defile gerçekleştirildi. Dr. Öğretim Üyesi Filiz Yıldız ve Mudurnu Halk Eğitim Merkezi’nden Fatma Mercan’ın hazırladığı defileyi, Mudurnu Lisesi öğrencileri sergilediler. Mudurnu Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile Mudurnu Müftülüğü tarafından temsili Şet Kuşatma Töreni gerçekleştirildi. Ardından protokol üyeleri, Mudurnu Belediyesi Eğitim Merkezi’nde Kocaeli Üniversitesi Araştırma Görevlisi Suna Özgür Karaalan’ın gravür sergisini gezdiler; ilçeyi gezerek esnafla sohbet ettiler ve çay içtiler.

    Cuma namazı öncesi tarihi Arasta Çarşısı’nda Ahilik (Esnaf) duası okundu. Yıldırım Beyazıd Camisi görevlisi Nusret Tanrıkulu’nun okuduğu duanın ardından protokol üyeleri ve esnafa, hayır ekmeği ve helvası dağıtıldı; etli pilav, ayran ve aşure ikram edildi.

    Sempozyumun ikinci bölümü, Atatürk Kültür Merkezi’nde, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu-Somut Kültürel Miras İhtisas Komitesi Üyesi Prof. Dr. Yegan Kahya’nın “Yerelden Evrensele, Ahi Kenti Mudurnu’nun Kültürel Değerleri” konulu konferansıyla başladı. Prof. Dr. Kahya, tarihi Ahi kenti Mudurnu’nun UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne Nisan 2015’te girdiğini hatırlatarak, özetle “Mudurnu, bu süreçte, insanlığın ortak mirası olma yolunda önemli adımlar atmıştır. Bu listede Türkiye’den halen, Mudurnu ile birlikte 77 varlığın yer aldığını görmekteyiz. Bugün Türkiye’nin dünya miras listesi içine girmiş 18 varlığının ardından Mudurnu’nun da uluslararası uzmanlar tarafından yakın bir tarihte yapılacak yerinde inceleme ve ardından yapılacak değerlendirme ve oylama sonucunda listeye 19’uncu sırada katılması, bütün komite ve bu çalışmaların içinde bulunanlar tarafından da beklenmektedir.” dedi.

    “Ahilik Geleneğinin Merkezi, Arasta’dır”

    “Mudurnu Ahilik geleneği ve esnaf duası, geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan soyut bir miras aslında. Bunun merkezi de Mudurnu’da Arasta.” diyen Prof. Dr. Kahya, özetle “Mudurnu, zanaatkarların ve bu doğrultuda gelişen ticaret hayatının getirdiği birikimle, zengin anıtsal ve sivil mimari örneklerine sahip bir kentimiz. Bütün bunların Ahilik geleneği üzerinden geliştiğini görüyoruz. Bunun bütünlüğünü ve sürekliliğini sağlamak Mudurnu’nun evrensel değerlere taşınması açısından çok önemli. Mudurnu aynı zamanda dünyadaki sakin şehirler, yavaş yaşayan ve geleneklerini sürdürmek isteyen şehirler arasına girmek için de aday oldu. Bu unvanı almak, yapılması gerekenlerden çok daha kolay aslında. Daha planlı, programlı ve doğru gruplarla birlikte projeler üreterek çalışmayı gerektiriyor.” şeklinde konuştu.

    Bölgenin biraz dışında kalan tabakhanelerin de mutlaka korunması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kahya, “Bu tabakhanelerde üretilen malzemenin niteliğinin zaman zaman çok üst düzeye kadar ulaştığı, hatta Karagöz-Hacivat için kullanılan bu elemanların çok ince, şeffaf zaman zaman renkli olan derisinin de bu tabakhanelerde üretildiği biliniyor. Bunların da mutlaka kaybedilmeden korunması gerekiyor.” dedi.

    Konferansın ardından Prof. Dr. Yegan Kahya’ya Merkez Valisi Enis Yeter, Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’a Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Emine Davarcıoğlu, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve BAMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Azize Aktaş Yasa’ya Mudurnu Kaymakamı Mustafa Duruk ve Mudurnu Kültürel Miras Alan Yönetimi Başkanı Ayşe Ege Yıldırım’a Göynük Kaymakamı Eyyüp Güngör tarafından teşekkür plaketi ve hediye takdim edildi. Sempozyum kapsamında düzenlenen oturumlarda, ulusal ve uluslararası bilim insanları konferanslar verdiler. Sempozyum, 22 Eylül Cumartesi günü sona erdi.