Genel, Gündem

Bolu’da Sarıkamış Şehitleri Anıldı

Sarıkamış Harekatı esnasında Allahuekber Dağlarında donarak şehit düşen binlerce askerimiz Abant Tabiat Parkı’nda düzenlenen yürüyüş ve etkinliklerle anıldı.
Abant’ta düzenlenen anma programına Bolu Valisi Aydın Baruş, 2’nci Komando Tugay Komutan Vekili Albay Metin Eştürk, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı İhsan Ağcan, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Nadir Çelik, Bolu Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem, daire müdürleri, askerler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Gençlik Şühedanın İzinde” sloganıyla düzenlenen etkinlikte ilk olarak yürüyüş yapıldı. Küçük piknik alanında toplanan vatandaşlar, öğrenciler ve askerler büyük piknik alanına kadar yaklaşık 3 kilometre yürüdü.
Yürüyüş esnasında 2’nci Komando Tugayı Komandolarının yürüyüş kararı saymaları ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Tiyatro Ekibi tarafından oluşturulan Sarıkamış Askerleri canlandırma istasyonları yürüyüşe katılanlar tarafından beğeni aldı.
Düzenlenen anma programı Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ve Şehitlerimizin ruhuna okunan Kuran-ı kerim tilavetinin ardından konuşmalarla devam etti.
“SARIKAMIŞ -45 DERECEDE YAZLIK KIYAFETLERLE, YIRTIK POSTALLARLA ŞEHADET ŞERBETİ İÇEN YİĞİTLERİN DESTANIDIR”
Konuşmasına Günay Tulun’un “1914 Kışında Sarıkamış Karları” isimli şiirinden bir dörtlükle başlayan Bolu Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem, “Sarıkamış bundan 103 yıl önce 60 bin vatan evladının gözlerini kırpmadan vatan için, bayrak için, mukaddesat için canlarını feda edip, donarak şehit olmalarının adıdır. Sarıkamış inandığı değerler uğruna anadan, yardan, evlattan vazgeçmenin adıdır. Sarıkamış şehitliğin kâinatın efendisi Hz.Muhmammed (SAV) efendimize komşu olunacağını bilerek, canlarını feda eden henüz 14 yaşındaki vatan evlatlarının şehadetidir. Sarıkamış -45 derecede yazlık kıyafetlerle, yırtık postallarla şehadet şerbeti içen yiğitlerin destanıdır. Evet tarihimize baktığımızda zaferlerin geniş yer tuttuğu kadar acıların da yer tuttuğunu görmekteyiz. İşte Çanakkale, 250 bin vatan evladı gözünü kırpmadan şahadet şerbeti içti. İşte Yemen, binlerce vatan evladı sıcak çöllerde şahadet şerbeti içti ve nihayetinde bugünde dualarla yâd edeceğimiz Sarıkamış’ta 60 bin vatan evladı -45 derecede Allahuekber dağlarında donarak canlarını feda etti. Bugün bu acılar bizim için çok büyük önem arz etmektedir.       O acılarla vatan kurtulmuş, bayrak inmemiş ve ezan dinmemiştir. Bizler bugün Gençlik ve Spor Bakanlığının birer ferdi olarak ecdadımızı unutamazdık. Bizler sıcacık evlerimizde oturup bir Fatiha’yla da şehitlerimizi anabilirdik, bir salon programı ile de şehitlerimizi yâd edebilirdik. Ama olmazdı, olmamalıydı. Ecdadımız bizim için -45 derecede canlarını feda ederken bizler de o acıyı yaşamalıydık, soğuğu hissetmeliydik ve bugün bunun için buradayız. Şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Katılımlarınızdan dolayı başta çok değerli Sayın Valim olmak üzere sizlere çok teşekkür ediyorum. Sözlerimi merhum şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un milli marşımızdaki şu dizeleriyle bitirmek istiyorum. Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı; Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı” ifadelerine yer verdi.
“TÜRK MİLLETİNİN TEMEL HASLETLERİ  VATAN, NAMUS, BAYRAK VE EZANDIR”
Konuşmasına “Şehit tahtında rabbe gülümser, ah binlerce canım olsaydı der” sözleriyle başlayan Vali Baruş, “Sarıkamış harekatının 103’ncü yıldönümünde karlı dağlarda dondurucu soğuk altında can veren ve sessizce beyaz ölüme yürüyen şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. İnsan topluluklarını millet yapan temel hasletler vardır. Türk milletinin temel hasletleri de vatan, namus, bayrak ve ezandır. Biz Anadolu’ya ayak bastığımız bin yıldan beri kutsal topraklar bildiğimiz bu vatan topraklarını korumak için gerektiğinde ölüme yürümeyi şan ve şeref bilmiş bir milletiz. Sadece üzerinde yaşadığımız toprak bizim için vatanı ifade etmez. Aynı zamanda bu topraklar üzerinde özgürce ve bağımsızca yaşamak gerekir. İşte bu topraklar üzerinde yaşarken özgürlük ve bağımsız irademize ne zaman bir saldırı olsa biz onun üzerine genç, yaşlı, çocuk demeden yürümeyi bilmişizdir. Biz ne zaman namusumuza el uzatılsa Kahramanmaraş’ta Sütçü İmam’ın yaptığı gibi o elleri her zaman kırmışızdır. Bizim için ezan çok büyük bir anlam ifade eder. Camilerimizde özgürce beş vakit ezan sesini duymadığımızda kulaklarımız sağır olur. Yaşam sevincimiz kaybolur ve vatanımızın her köşesinde ay yıldızlı al bayrağımız dalgalanmadığı zaman gözlerimizin feri söner, yaşam sevincimiz kaybolur. İşte biz bu mukaddes değerler uğruna bin yıldır bu topraklar üzerinde kanımızı dökerek, şehit olarak, gazi olarak bu değerlere saldıranlara karşı durmuşuz. Bizi millet yapan değerlerin en önemlilerinden birisi şahadettir. Gerektiğinde pervasızca gözünü kırpmadan bu değerler uğruna ölüme yürümeyi bilmektir” dedi.
“MİLLETİMİZİN ŞUURUNDA HEP ŞEHİTLİK RUHU OLMUŞTUR”
Vali Baruş konuşmasında, “Alparslan 1071 yılında Malazgirt Meydan Savaşında meydanda toplanan kumandan ve askerlerine “Bugün muzaffer olursam gayeme ulaşırım. Yok eğer şehit olursam cennete girerim.” Üzerindeki kıyafeti göstererek “İşte şehitlik kefenim. Eğer bu savaş meydanında ölürsem beni elbisemle gömünüz” diye seslenmiştir. İşte milletimizin ruhunda yaşayan şehadet ruhunun temeli budur. Biz bu değerler uğrunda ölüme yürümeyi, bazen düşmana saldırarak, bazen elimizde silahla, bazen elimizde silah olmadan, bazen de sessizce ölüme yürümeyi şan ve şeref bilmiş bir milletiz. Malazgirt’te, İstanbul surları önünde; Balkan Harbinde, Birinci Dünya Savaşında, Çanakkale Cephesinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum nidasıyla korkusuzca ölüme yürüyenlerin ruhunda Sakarya Meydan Muharebesinde, Güneydoğu’da Hakkari’de, Şırnak’ta, o yüksek dağlarda, karlı tepelerde mücadele eden komandomuzun, askerimizin, polisimizin, jandarmamızın mücadele ruhunda, 15 Temmuz’da yurdumuzu esir etmek isteyen, milletimize boyun eğdirmek isteyen hainlere karşı meydanlara yürüyen gençlerin, yaşlıların, çocukların şuurunda hep bu şehitlik ruhu olmuştur” ifadelerine yer verdi.
“TARİHİMİZDE ÇOK BÜYÜK ZAFERLER BULUNMAKTADIR”
Tarihimizde çok büyük zaferlerin bulunduğunu ifade eden Vali Baruş, “Bizi millet yapan sadece kazandığımız zaferler değil, sevinçli günlerimiz değildir. Aynı zamanda kederli olduğumuz ve acılarımızı içimize gömdüğümüz tarihler vardır. İşte Sarıkamış Harekatı bu hüzünlü sahnelerden biridir. 22 Aralık’ta başlayıp Ocak başlarında sona eren bu harekatta on binlerce vatan evladı, vatanı, namusu, ezanı ve bayrağı uğruna sessizce ölüme yürümüştür. Ama hiç biri asla geri dönmeyi düşünmemiştir, ordudan kaçmayı düşünmemiştir. Çünkü bu değerleri savunmayı en aziz amacı bilmeyenler esaret altında yaşamaya mahkumlardır. Biz atalarımızdan aldığımız mücadele ruhuyla bu essiz şehadet ruhunu nesiller boylu yaşatmaya devam edeceğiz. İşte burada toplanan gençlik bunun ispatıdır. Sarıkamış şehitlerimizi andığımız bu gün de bu yürüyüşe katılarak şehitlerimizin bize miras bıraktığı bu mücadele ruhunu, bu fedakarlık ruhunu bir nebze olsun şuurumuzda yaşatmamıza vesile olan tüm katılımcılara çok teşekkür ediyorum. Bu güzel organizasyonu düzenleyerek şehitlerimizi anmamıza vesile olan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Kendilerini bu organizasyondan dolayı tebrik ediyorum. Milletimizin mukaddes değerlerine saldıranlara karşı her tarafta, yurdumuzun her bir köşesinde, sınırlarımızda ve bölgemizde mücadele eden tüm askerlerimizin, polislerimizin Allah yardımcısı olsun diyorum. Cenab-ı Hak bu aziz millete zeval vermesin ve şanlı bayrağımızın altında ebedi olarak bizi özgür ve bağımsız olarak yaşatsın. Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyor sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum” dedi.
Konuşmaların ardından, Bolu Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü çalışanları tarafından tiyatral gösteri düzenlendi.
Şehitlerimizin ruhuna edilen dua ile sona eren programda tüm katılımcılara Bolu Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından sıcak çorba, sandviç, su ve meyve suyundan oluşan kumanya ikram edildi.

Haber: www.bolu.gov.tr